Washington Post gazetesinde yayımlanan kapsamlı analizde, Netanyahu yönetiminin güvenlik gerekçesiyle başlattığı geniş çaplı bölgesel savaş stratejisinin ters teptiği belirtildi. Haberde, Netanyahu'nun düşmanlarını sadece sınırlandırmak yerine tamamen yok etmeyi hedefleyen "mutlak güvenlik" doktrininin sahada kesin bir sonuç üretmediği aktarıldı.
İsrail'in Gazze'de aylardır süren işgal ve yıkımına rağmen Hamas'ın bölgedeki etkisini sürdürdüğü, Lübnan sınırında Hizbullah’ın hala çok ciddi bir tehdit odağı olduğu ve İran’ın askeri kapasitesini hızla toparlama sürecine girdiği hatırlatıldı. Filistin, Lübnan, Suriye, İran, Irak ve Yemen’de aynı anda çok cepheli operasyonlar yürütmenin, İsrail’in askeri ve ekonomik yükünü taşınamaz boyutlara ulaştırdığı vurgulandı.
Bölgesel gerçeklik: "10 milyonluk ülke, 500 milyona irade dayatamaz"
Analizin en dikkat çekici kısmında ise nüfus ve coğrafya dengesizliğine vurgu yapıldı. Ortadoğu'nun demografik gerçeğine dikkat çekilen haberde şu çarpıcı ifadelere yer verildi:
"Yaklaşık 10 milyon nüfusa sahip bir ülke, askeri teknolojisi ne kadar gelişmiş olursa olsun, 500 milyondan fazla insanın yaşadığı devasa bir coğrafyaya kendi iradesini zorla dayatamaz. Bölgesel düzeni tek başına ve silah gücüyle yeniden şekillendirmeye çalışmak, uzun vadede İsrail'in kendi öz gücünü ve kaynaklarını tüketmesinden başka bir sonuç doğurmaz."
Washington'a bağımlılık artarken küresel dışlanma büyüyor
ABD basınındaki analizde, harita değiştirme hevesinin İsrail'i daha bağımsız bir güç yapmak yerine tamamen Washington'a bağımlı hale getirdiği yazıldı. Beyaz Saray'ın sadece diplomatik arenada değil, askeri ve lojistik açıdan da Tel Aviv için tek vazgeçilmez unsur olduğu; İsrail'in dış destek olmadan bu kadar uzun süreli ve çok cepheli bir savaşı sürdürebilme kapasitesinin artık batıda yüksek sesle sorgulandığı ifade edildi.

Gazze'deki sivil katliamları ve uzayan çatışmalar nedeniyle İsrail'in uluslararası meşruiyetini tamamen kaybetmeye başladığı belirtilen haberde, "Küresel çapta istenmeyen, dışlanmış bir devlet (pariah state) haline geldiniz" denildi. Özellikle ABD kamuoyunda da İsrail'e yönelik geleneksel desteğin kırıldığı ve Netanyahu'nun agresif politikalarının ülkeyi müttefikleri gözünde bile bir yük haline getirdiği belirtilerek, Başbakan'a bu hayalden bir an önce vazgeçmesi çağrısı yapıldı.

insert_photo
insert_photo
insert_photo
Yorumlar