AlBaraka Zirve Serisi kapsamında Halkbank Genel Müdürlüğü binasında gerçekleştirilen panelde konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, İslami finansın finansal kapsayıcılık açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Sektörün agresif bir patlama yerine sürdürülebilir bir büyüme trendi yakaladığını belirten Karahan, "Türkiye'de katılım finans istikrarlı şekilde büyüyor. Katılım finansın toplam bankacılık sistemindeki varlık payı 2010'ların başında yaklaşık yüzde 4,5 seviyesindeyken bugün yaklaşık yüzde 9'a yükseldi. Bu süreçte kurum sayısı da arttı; yakın zamanda lisans alan iki yeni kurumun daha faaliyete başlamasını bekliyoruz" dedi.
Krediye Ulaşamayan KOBİ'lere Katılım Finans Can Suyu Oldu
Katılım bankalarının, geleneksel mevduat bankalarına kıyasla daha güçlü bir kredi büyümesi sergilediğini ifade eden Fatih Karahan, bu durumun pazar payının artmasını doğrudan desteklediğini söyledi. Özellikle geleneksel bankacılık araçlarıyla kredi almakta zorlanan birçok KOBİ'nin, katılım finans araçları sayesinde faaliyetlerini kesintisiz sürdürebildiğine dikkat çeken Karahan, bu modelin yastık altındaki veya sisteme dahil olmayan kullanılmayan tasarrufları finansal aracılık yoluyla doğrudan üretken alanlara ve yatırıma yönlendirdiğini belirtti.
Merkez Bankası'ndan Katılım Bankalarına Özel Enstrümanlar
Merkez Bankası'nın politika çerçevesinin yalnızca standart politika faizinden ibaret olmadığını hatırlatan Karahan, katılım bankalarının farklı iş modellerine ve müşteri portföylerine uygun özel mekanizmalar inşa ettiklerini açıkladı. TCMB olarak yürüttükleri teknik çalışmaları aktaran Karahan, şu bilgileri paylaştı:
"Katılım finans sektörüyle uyumlu yeni likidite yönetim araçları geliştirdik. Makro ihtiyati tedbirlerin katılım finans kurumlarına da uygun şekilde tasarlanması gerekiyor. Bu doğrultuda kalibrasyon süreci üzerinde yaklaşık 2 yıldır titizlikle çalışıyoruz. Ayrıca, TCMB'nin ihracatçılar ve uzun vadeli yatırım finansmanı için uyguladığı kredi programlarını, katılım finans kurumlarının da kendi müşterilerine sunabileceği şekilde yeniden yapılandırdık."
Düşük Enflasyon Yatırım Ortamını Öngörülebilir Kılacak
Konuşmasında makroekonomik istikrar ve verimlilik vurgusu da yapan Karahan, düşük enflasyon ortamının tesisiyle birlikte çok daha öngörülebilir bir yatırım ikliminin oluşacağını söyledi. Fiyat istikrarı sağlandıkça finansal aktörlerin çok daha düşük oranlarla, uzun vadeli finansal ürünleri piyasaya sunabileceğini belirten Karahan; Türkiye'de çalışan başına düşen üretimin ve AR-GE harcamalarının artış eğiliminde olduğunu, makroekonomik dengeler yerine oturdukça ülkenin üretken kapasitesinin daha da genişleyeceğini ifade etti. Zirvenin ardından, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Merkez Bankası Başkanı Karahan'a katkılarından ötürü teşekkür plaketi takdim etti.
insert_photo
insert_photo
insert_photo
Yorumlar