Erdoğan’dan idlib açıklaması: Saldırı olursa rejimi her yerde vuracağız

Grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Soçi Muhtırasına sadık kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı ilan ediyorum” dedi.

Erdoğan’dan idlib açıklaması: Saldırı olursa rejimi her yerde vuracağız
Son Güncelleme: 12 Şubat 2020 Çarşamba 11:46
12 Şubat 2020 Çarşamba 11:38

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle;

“İstanbul'daki uçak kazasında hayatını kaybeden 23 vatandaşımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Elazığ ve Malatya depremlerinden etkilenenler için ayrıca bir yardım kampanyası başlattığımızı söylemiştim. Bu kampanya hesabında yaklaşık 1 milyon lira toplanmış bulunuyor. Bu sıkıntılı dönemde milletimizin yanında olmak bizim en büyük görevimizdir.

Önceki gün rejim güçlerinin ateşi sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bugüne kadar şehit sayımız İdlib'de 14'ü buldu. Huzur ortamından rahatsız olan terör örgütleri, sürekli insanlık dışı eylemleriyle kana susamışlıklarını gösteriyor. Afrin'deki bombalı araç saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti. Benzer tacizler diğer harekat bölgelerinde sivillere de yöneltiliyor. Rejim ve onlarla hareket eden Rus güçleri ve İran destekli militanlar sivillere saldırıyor. Söze gelince insan haklarını, çocukları, kadınları, sivil hassasiyetlerini ağızlarından düşürmeyenler, derin bir sessizliğe gömülmüş durumdular.

Herkes gözünü kapatsa, sırtını dönse de Türkiye bu durum seyirci kalmayacaktır. İdlib'de rejim ve Ruslarla hareket edenler doğrudan sivilleri hedef aldığını bir kez daha belirtmek istiyorum. Amaçları sahayı tamamen boşaltmaktır. Bir süredir bu saldırılar doğrudan askerlerimizi hedef almaya başladı. Madem durum bu biz de lafa değil, sahadaki gerçeklere bakarak hareket edeceğiz.

Şubat sonuna kadar...”

Şubat sonuna kadar rejimi gözlem noktalarının gerisine çıkarmakta kararlıyız. Ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Bitmez tükenmez toplantıların sonucunu beklemeden ne yapmamız gerekiyorsa, onun adımını atacağız. Bu nedenle İdlib'deki askeri gücümüzü ciddi oranda tahkim ettik. Geldiğimiz noktada artık kimsenin taşkınlığına, bağnazlığına, provokasyonlarına göz yumacak değiliz.

"En küçük zarar gelirse rejim güçlerini her yerde vuracağız"

Adana Mutabakatı'nın gereği bu. Gözlem noktalarındaki ve diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük zarar gelmesi halinde Soçi Muhtırasına sadık kalmadan rejim güçlerini her yerde vuracağımızı ilan ediyorum. Harekat bölgelerimize yönelik tacizlere ilişkin karşılık hakkımızdır, 1'e 10 misli ile vereceğimiz bir döneme girdik. Şehitlerimizin tek damla kanını rejimin güçlerine değişmeyiz.

Mehmetçiklerinin kanının döküldüğü bir yerde kendini ne kadar büyük görürse görsün hiç kimsenin güvende olmayacağını açıkça söylüyorum. Tüm gücümüzü kullanacağız. Unutulmamalıdır ki Suriye halkının özgürlük mücadelesi aynı zamanda 83 milyon Türkiye vatandaşının beka mücadelesidir. Suriye güvende olacak ki biz de kendi evimizde rahat edelim. Türkiye'nin Suriye'de ne işi var diye soranlar, terör örgütlerinin niçin hala Suriye'de faaliyet gösterdiğine hayıflananlar var. Kendimiz ve Suriyeli kardeşlerimiz için en hayırlısı neyse yapmaya devam edeceğiz.

Biz milletimizle el ve gönül birliği içinde bu büyük mücadeleyi verirken, birileri de içeride fitne çıkarmanın, kafaları bulandırmanın peşinde. bunu içeride ve dışarıda bazı kesimlerle aynı argümanlarla, aynı hedeflere saldırarak yapıyorlar. Bunun adı tetikçilik, alçaklık, fırsatçılık. Siyasetçinin görevi tetikçiliğe soyunmak değil, ülkesi ve milleti için hitap ettiği kesimin sözcülüğünü yapmaktır.

FETÖ'nün siyasi ayağı

Türkiye'nin en büyük sorunlarının başında ana muhalefet ve başındaki zat olduğunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Madem bu kadar istiyor, bugün FETÖ'nün siyasi ayağını açıklıyorum. Rusya edebiyatının önemli ismi Tolstoy'un dediği gibi çamur atmadan iyi düşün, önce senin ellerin kirlenecek. kılıçdaroğlu çamur atmaya çalışırken, elinde çamurla yakalanmıştır. FETÖ'nün siyasi ayağı Kemal Kılıçdaroğlu kendisi ve ekibidir. Şimdi ne için böyle olduğunu tüm delilleriyle anlatacağım.

FETÖ denilen yapı, uzunca süre hayır, eğitim alanlarında yürüten STK görünümünde faaliyet göstermiştir. Ne zaman bu yapı doğrudan devleti ve milleti hedef almıştır, işte o vakit durum değişmiştir. Bizim FETÖ ile davamız asla kişisel değildir. Bizim davamız ülkemiz ve milletimizin hakkını, hukukunu koruma davasıdır. Geçmişte irtica ile mücadele başlığında bu ülkenin değerlerine saldırılara nasıl karşı çıktıysak bugün de aynı mücadeleyi ettik. FETÖ vesayetine de teslim olmadık. Bu örgütü suç örgütü ilan eden benim.

CHP bu işin neresindedir? Daha eskileri bir kenara bırakıyorum. SAyın Baykal'ın genel başkanlıktan ayrılmasıyla birlikte CHP bu işin tam göbeğine yerleşmiştir. Kılıçdaroğlu kendisini genel başkanlığa taşıtyan kaset kumpasını da üzerimize yıkmaya çalışmıştır. Seni oraya getiren FETÖ. Kaset kumpasının savcısı FETÖ'den ihraç edildiği halde, Kılıçdaroğlu'nun bunun sözünü ettiğini duydunuz mu?

Biz geçmişten bugüne hukukun suç isnat etmediği yapıların haklarına saygı duyduk. CHP, FETÖ'nün terör örgütü ilan edilmesine rağmen bu yapının safında yer almıştır. Terör örgütlerinin yanına, 17/25 Aralık'tan sonra bu kadroya FETÖ'yü de dahil etmiştir.

FETÖ'nün MİT Müsteşarımıza sinsi kumpasını ve 7 Şubat MİT krizinde CHP'nin tavrı FETÖ'nün siyasi ayağının bir başka örneğidir. Dönemin CHP milletvekilleri 'Başbakan da dahil edilsin' diye FETÖ'nün borazanlığını yapıyorlardı. Kılıçdaroğlu FETÖ ile mücadelemizde karşımızda yer almıştır. Dersanelerin kapatılması tartışması CHP'yi ele veren örnektir. Dersaneleri kapatmayı seçim beyannamesine koyan CHP, en büyük dersane destekçisi olarak karşımıza çıktı. Çünkü bu zat ve partisi omurgasızdır. Bunun için yapmayacakları iş, atmayacakları iftira yoktur. Biz kararlılıkla bu işin üzerine giderken, CHP milletvekilleri zıvanadan çıkabilmiştir. Hatta CHP, dersanelerin kapatılmasıyla ilgili düzenlemeyi FETÖ'nün talebine uygun şekilde AYM'ye taşıyarak aynı safta durduğunu belli etmiştir.

 

Yorumlar