
Uzmanlara göre sistemin etkili olabilmesi için trafikteki araçların en az %30–40’ının otonom olması gerekiyor. Bu oranın kısa vadede yakalanması zor görülse de, proje geleceğe yönelik bir altyapı hazırlığı olarak değerlendiriliyor.

TRAFİK IŞIKLARI DAHA ÖNCE DE DEĞİŞMİŞTİ
Bugün alışık olduğumuz kırmızı–sarı–yeşil düzen de aslında bir yenilik olarak ortaya çıkmıştı. 1920’lerde ABD’de sarı ışığın eklenmesi fikrini ortaya atan isim, Detroitli polis memuru William Potts olmuştu.

Sarı ışık, yeşilden kırmızıya ani geçişlerde yaşanan kazaları önlemek amacıyla sisteme dahil edilmiş ve üç renkli modelin ülke genelinde yayılması yaklaşık 15 yıl sürmüştü.

Uzmanlar, beyaz ışık önerisinin de benzer şekilde uzun bir geçiş süreci gerektirebileceğini belirtiyor.
Otonom araçların giderek daha fazla hayatımıza girdiği bir dönemde, trafik ışıklarının da “akıllanması” artık kaçınılmaz görünüyor. Eğer testler başarılı olursa, yüz yıllık sistem ilk kez dört renge çıkabilir.