Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir milletin adeta yeniden doğuşuna şahitlik ediyoruz

Ayasofya’nın açılışı hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışı, secdelerle yeniden buluşması camilerden bir caminin hizmete girmesi demek değildir. Bu adımla bir milletin adeta yeniden doğuşuna şahitlik ediyoruz" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir milletin adeta yeniden doğuşuna şahitlik ediyoruz
Son Güncelleme: 27 Temmuz 2020 Pazartesi 21:32
27 Temmuz 2020 Pazartesi 21:08

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Milletin inancını besleyen kaynakların diri kaldığı müddetçe Allah'ın izniyle her şeyin üstesinden geleceklerini ifade eden Erdoğan, ''İnancımızı besleyen kaynaklarımızın fiziki sembolleri camilerimiz, günde beş vakit okunan ezanları ve kılınan namazları ile ayaktaysa yüce kitabımız Kur'an orada yaşıyor demektir. Camilerimiz 7'den 70'e milletimizin her bir ferdiyle ne kadar dolup taşıyorsa dinimiz İslam orada dimdik ayakta demektir. Camilerimiz dini ve sosyal etkileriyle hayatımızda ne kadar çok yer tutuyorsa geleceğimize o kadar güvenli bakabiliriz demektir. Camilerimiz bu ülkenin silüetinde ne kadar öne çıkıyorsa hedeflerimize o kadar yaklaşıyoruz demektir.'' diye konuştu.

Buna karşılık camilerin ne kadar boş kalırsa gönül toprağının o kadar çoraklaşacağını belirten Erdoğan, gençlere seslenerek, ''Gençler, camilerimizi ihmal etmeyin. Gençler, camilerimizde ne kadar secdeye kapanırsanız biliniz ki camilerimizle birlikte siz de o kadar güçlü olacaksınız. Camilerimiz ne kadar bakımsız kalırsa ruh dünyamızda o kadar uzaklaşıyoruz demektir. Camilerimiz ne kadar sessizliğe bürünürse akıbetimiz o kadar karanlığa gömülüyor demektir.'' ifadesini kullandı.

“Bu adımla bir milletin adeta yeniden doğuşuna şahitlik ediyoruz''

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılmasının önemine değinen Erdoğan, ''İşte bunun için Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışı, secdelerle yeniden buluşması, camilerden bir caminin hizmete girmesi demek değildir. Bu adımla bir milletin adeta yeniden doğuşuna şahitlik ediyoruz.'' diyerek, şöyle devam etti:

''Bir zamanlar topluca sabah namazları derdik ve gençlik olarak lise çağlarımızda hep birlikte sabah namazlarına giderdik. Şimdi yeniden aynı dönemin aynı sürecin başlamasının Ayasofya ile çok ama çok önemli olduğuna inanıyorum. Onun için Cumhurbaşkanınız olarak gençlik sizden bunu yine bekliyoruz. Bu adımla bir milletin istiklali ve istikbali için yeniden ahitleşmesine inşallah ülkemizin ve milletimizin şahitlik ediyoruz. Bu adımla asırlardır öz güveni örselenen bir ümmetin geleceğine yeniden umutla bakışına şahitlik ediyoruz. Bu adımla dünyadaki tüm mazlumların ve mağdurların gönüllerinde yeniden bir ümit ışığının yanışına şahitlik ediyoruz.

Rabbim kalbimizdeki niyeti, gönlümüzdeki sevgiyi, yüreğimizdeki ateşi biliyor. Milletimiz için ne diliyorsak tüm kardeşlerimiz için tüm insanlık için de aynısını istiyoruz. İnsanlığın 1500 yıllık tarihi ile Ayasofya'da birleşen hak, adalet, güvenlik, barış, huzur, refah temennilerin hayata geçmesi en büyük dileğimizdir. Bu kadim toprakların ilk insandan bugüne kadar geçirdiği tüm safalar bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden akarken başka türlüsünü zaten düşünemezdik. Rabbimiz 'Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır, öyleyse bir işi bitirince diğerine koyul' buyuruyor. Rabbimizin emrine ve müjdesine uygun şekilde hareket ederek bitirdiğimiz her işin ardından diğerine yöneleceğiz. İşte 86 yıllık hayalimiz olan Ayasofya'yı yeniden Kur'an'la namazla cemaati ile buluşturduk. Şimdi vakit milletimiz ve tüm insanlık için yapacağımız diğer işlere yönelme vaktidir.' Rabbim bizleri hak yoldan, şehitlerimizin kutlu yolundan, sıratı müstakimden ayırmasın diyorum. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılmasının milletimize, ümmete ve tüm insanlığa bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum.''

''Ayasofya'da 500 kişilik bir güvenlik ekibi sürekli görev yapacak''

Erdoğan, konuşmasında Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması için 86 yıldır mücadele veren ve bu büyük güne katkı sağlayanlar ile Kültür ve Turizm Bakanı, İçişleri Bakanı, Diyanet İşleri Başkanı, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü ile bu süreçte görev yapan tüm heyete teşekkür etti.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin 24 saat açık olacağını ve 500 kişilik bir güvenlik ekibinin de sürekli görev yapacağını belirten Erdoğan, Ayasofya ile bazı cuma camileri ve selatin camilerin güvence altına alınacağının bilgisini vererek aynı şeyin Ankara'daki camiler için de geçerli olacağına işaret etti.

Bu süreç içerisinde hat, tezhip ve bunun yanı sıra Ayasofya'nın iç ve dış mekanlarında yapılacak restore çalışmaları olacağını bildiren Erdoğan, ''Bu çalışmalar ile beraber Ayasofya'mızı gerçekten tüm insanlığa başta İslam dünyası olmak üzere Hristiyan dünyasına yeni haliyle inşallah takdim etmenin de heyecanı içerisindeyiz. İnşallah bunu da başaracağız.'' dedi.

Kalbinde bu kutlu günün hasretiyle ebedi aleme göçen tüm büyükleri, ilim, siyaset ve dava adamlarını rahmetle yad ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Öyle büyüklerimiz vardı ki konferanslarında sadece Ayasofya konferansları yapar ve heyecanla şu ifadeleri kullanırlardı; ''Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak, bir gün Ayasofya açılacak derler ve hüngür hüngür onlar ağlar bizler ağlardık ve elhamdülillah açıldı.'' şeklinde konuştu.

 ''Amaç öz güven sahibi büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasının önüne geçmektir''

Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Uzak Doğu'ya kadar dünyanın dört bir ucunda Ayasofya'nın açılışına sevinenlere en kalbi muhabbetlerini gönderen Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Aziz milletim; Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması sürecinde şahit olduğumuz tartışmaların Türkiye'nin diğer alanlarda attığı adımlarla ilgili tartışmalardan hiçbir farkı yoktur. Ülkemizde bir kesim yapılan yollara, köprülere, havalimanlarına, hastanelere, barajlara, fabrikalara, yüksek teknoloji atılımlarına, savunma sanayi projelerine, siyasi ve diplomatik hamlelere ne tepki veriyorsa Ayasofya'ya da o tepkiyi göstermiştir. Aynı kişiler, aynı zihniyet, dikkat ediniz, saflar aynıdır, söylemler aynıdır, mecralar aynıdır, en önemlisi gayeler aynıdır. Amaç öz güven sahibi büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasının önüne geçmektir, geçemeyeceksiniz, engelleyemeyeceksiniz ve ok yaydan çıkmıştır ve maksuda ulaşacaktır.

Bu tavrın demokrasiyle çok seslilikle farklılıkları savunmakla hiçbir ilgisi yoktur. Dikili ağacınız yok be dikili ağacınız yok... Boğaz'ın altından tünel geçirirsiniz buna karşı gelirler, Avrasya Tüneli yaparsınız buna karşı gelirler, üçüncü köprüyü yaparsınız buna karşı gelirler, Osmangazi'yi yaparsınız buna karşı gelirler, nerede ne yaparsanız yapın hepsine karşı gelirler. Ya bir şeyi de siz yapın be yapın... Ama biz sizin gibi değiliz, biz teşekkür etmesini biliriz. Esasen demokrasilerde muhalefete çok büyük işler düşer. Zaten demokrasi güçlü muhalefet varsa o da güç kazanır ama yoksa güç kaybeder."

Yıllarca muhalefet saflarında mücadele etmiş bir siyasetçi olarak bu görevlerin ne olduğunu gayet iyi bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet demek yapılan her işe doğrusuna yanlışına bakmadan karşı çıkmak değildir. Demokrasilerde muhalefet demek daha iyisini yapabilecek fikri, zihni ve kalbi hazırlıklarla milletin gönlünü kazanmaya çalışmak demektir. Bu sebeple muhalefetin en az iktidar kadar çalışkan olması, üretken olması, mücadeleci olması, kucaklayıcı olması lazımdır. Maalesef ülkemizde böyle bir anlayışla böyle bir gayret de görmüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar