
Örneğin, son yıllarda yapılan ve şu an 16 bin TL’yi aşan seyyanen zamlar ne 5434 kapsamındaki ne de 5510 kapsamındaki memurların emeklilik hesabına dahil ediliyor. Aynı durum sosyal yardımlar ve diğer ek ödemeler için de geçerli. Bu nedenle 2008 sonrası göreve başlayan bir memurun, aynı işi yaptığı ve daha düşük maaş alan bir işçiden bile daha düşük emekli aylığı alması mümkün hale geliyor. Kamuda çalışan bir mühendisin aktardığına göre, kendisi için bildirilen sosyal güvenlik primi 12 bin TL iken, şoförlüğünü yapan işçinin primi 19 bin TL. Bu fark, gelecekte alınacak emekli aylığına da doğrudan yansıyacak.

KAMU PERSONEL REFORMU YILLARDIR BEKLEMEDE
2008’de 5510 Sayılı Kanun çıkarken, memur emeklilik sistemindeki bu düzensizliğin farkında olan yasa yapıcılar, birkaç yıl içinde kapsamlı bir kamu personel reformu yapılacağını açıklamıştı. O dönem Plan Bütçe Komisyonu Alt Komisyon Başkanı olan AK Parti Milletvekili Zekai Özcan da bu reformun gerekliliğine dikkat çekmişti. Ancak aradan geçen 17 yıla rağmen söz konusu reform hayata geçirilemedi. En büyük neden ise reformun bütçeye ek yük getirecek olması.

3600 EK GÖSTERGE HERKESE VERİLMELİ
MEMUR-SEN Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, Anayasa Mahkemesi kararının ardından yaptığı değerlendirmede, birinci dereceye ulaşan tüm memurlara 3600 ek gösterge verilmesine dair verilen sözleri hatırlattı. Tonbul, mevcut toplu sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasına rağmen, düzenlemenin hala hayata geçirilmediğini ifade etti.

Tonbul ayrıca, memurların tüm kazançlarının prime esas kazanca dahil edilerek emeklilik sistemindeki adaletsizliğin giderilmesi gerektiğini ve bu konuyu uzun süredir her platformda dile getirdiklerini vurguladı.