BM'den dünya kamuoyuna acil kodlu Filistin uyarısı: Yerleşimci terörü 2026'da tarihin en vahşi seviyesine ulaştı!

BM'den dünya kamuoyuna acil kodlu Filistin uyarısı: Yerleşimci terörü 2026'da tarihin en vahşi seviyesine ulaştı!
Son Güncelleme: 2 Haziran 2026 Salı 05:36
2 Haziran 2026 Salı 05:36

Birleşmiş Milletler (BM) özel raportörleri, işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı olarak bulunan ve Filistinlilerin mülklerini gasbeden İsrailli yerleşimcilerin uyguladığı şiddete ilişkin korkunç bir rapor yayımladı. Devlet destekli ve cezasızlık zırhıyla korunan yerleşimci şiddetinin 2026 yılının ilk 5 ayında eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştığını ilan eden BM uzmanları, uluslararası toplumun dikkatinin başka yönlere çekilmesinden istifade edilerek bölgede planlı bir etnik temizlik yürütüldüğünü vurguladı.

"5 ayda 13 ölü, 500 yaralı: Önceki tüm yılları geride bıraktı"

BM İnsan Hakları Konseyi bünyesinde gönüllülük esasıyla çalışan bağımsız özel raportörler tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, sahada tutulan güncel istatistikler paylaşıldı. 2026 yılındaki insan hakları ihlallerinin ulaştığı boyut şu çarpıcı verilerle gözler önüne serildi:

"İşgal altındaki Filistin topraklarında artan İsrailli yerleşimci terörü ve bunun Filistin topluluklarının varlığı için oluşturduğu varoluşsal risk konusunda dünyaya çok sert bir uyarıda bulunuyoruz. Yerleşimci vahşeti bu yıl ne yazık ki eşi benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı. 2026'nın ilk 5 ayı içinde en az 13 Filistinli doğrudan yerleşimciler tarafından öldürüldü ve 500'e yakın sivil ağır şekilde yaralandı. Hem can kayıpları hem de yaralanma oranları, geçmiş yılların aynı dönemlerine ait bilançoları çoktan geride bırakmış durumda."

"Şiddet, etnik temizliği kolaylaştıran hesaplı bir araçtır"

Yasa dışı yerleşimcilerin gerçekleştirdiği fiziki ve psikolojik saldırıların bireysel adli olaylar olmadığının altını çizen BM raportörleri, bu hareketin arkasında planlı bir devlet aklı ve sömürgeci bir strateji olduğunu belirtti. Metinde, işgal mekanizmasının işleyişine dair şu ağır tespitler yer aldı:

Günlük Terör ve Zorla Tahliye: İsrail hükümetinin açık desteği, koruması ve rızasıyla hareket eden yerleşimci-sömürgeci grupların saldırıları, Filistinliler için günlük bir terör haline geldi. Oluşturulan bu derin güvensizlik ve korku iklimi, yerli nüfusun topraklarından zorla göç ettirilmesine yol açıyor.

Baskı Aygıtı Olarak Cezasızlık: Suç işleyen yerleşimcilerin hiçbir hukuki yaptırımla veya ceza ile karşılaşmaması, bu şiddetin İsrail devleti eliyle bir baskı aracı olarak kullanıldığını kanıtlıyor. Bu cezasızlık kültürü, bölgedeki etnik temizlik çabalarını doğrudan kolaylaştırıyor.

Toprakla Bağın Koparılması: Planlı şiddet dalgası; Filistin halkının temel kamu hizmetlerine, su kaynaklarına, zeytinliklerine ve tarım alanlarına erişimini engellemek üzere hesaplanmış durumda. Nihai amaç, Filistinlilerin toprakla olan tarihi ve ekonomik bağını tamamen koparmak.

"Uluslararası dikkatin dağılması İsrail'e alan açıyor"

Son dönemde Orta Doğu genelinde yaşanan bölgesel askeri gerilimlerin ve tırmanışların, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan trajediyi perdelediğine dikkat çekilen açıklamada, küresel sessizlik eleştirildi. Raportörler, "Dünya başka yere bakarken, hiçbir küresel karşı koyma ve kınamayla karşılaşmayan İsrail, uluslararası hukukta açıkça güvence altına alınmış olan Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını geri dönülmez ve sistematik bir şekilde aşındırmaya devam ediyor" diyerek uluslararası kurumlara acil müdahale çağrısında bulundu.

Bu içeriğimize de göz atabilirsiniz clear_all

Yorumlar