Maduro gitti ama Venezuela eskisi gibi: Polis telefonlarda 'kutlama mesajı' arıyor

Maduro'nun ABD tarafından yakalanmasının ardından ülkede kaos ve belirsizlik hakim. Maduro döneminin güvenlik aygıtı hala iş başında ve halk üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Polis ve istihbarat birimleri, Maduro'nun gidişini kutlayanları tespit etmek için otobüsleri durduruyor, vatandaşların telefonlarını arıyor.

Maduro gitti ama Venezuela eskisi gibi: Polis telefonlarda 'kutlama mesajı' arıyor
Son Güncelleme: 8 Ocak 2026 Perşembe 10:01
8 Ocak 2026 Perşembe 09:58

ABD'nin düzenlediği operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun devrilmesi, Venezuela'da beklenen özgürlük ortamını getirmediği gibi, mevcut baskı rejimini daha da sertleştirdi. New York Times'ta yer alan habere göre, ülkenin geçici lideri Delcy Rodriguez liderliğindeki hükümet, bir yandan başkent Karakas'ta Maduro'ya destek yürüyüşleri düzenlerken, diğer yandan muhalif avını sürdürüyor.

İnsan hakları örgütleri ve yerel kaynaklara göre, güvenlik güçleri son günlerde kontrol noktalarında sıkı denetimler yapıyor. Toplu taşıma araçlarını durduran polisler, yolcuların telefonlarını alarak WhatsApp yazışmalarını inceliyor.

Baskıları izleyen "Human Kaleidoscope" örgütünün direktörü Gabriela Buada, "İnsanların telefonlarını alıp sohbetlerde 'işgal', 'Maduro' veya 'Trump' gibi anahtar kelimeleri aratıyorlar. Amaçları, Maduro'nun yakalanmasını kutlayıp kutlamadıklarını görmek" diyor.

Sadece kutlama şüphesiyle bile gözaltıların yaşandığı bildiriliyor. Zulia eyaletinde bir manavın, Maduro'nun gidişine sevinç tepkisi verdiği için iki gün sonra tezgahında gözaltına alındığı ve ailesinden serbest bırakılması karşılığında rüşvet istendiği iddia edildi.

GAZETECİLER HEDEFTE

Baskı dalgasından basın mensupları da nasibini aldı. Delcy Rodriguez'in yemin töreni sırasında 14 gazetecinin gözaltına alındığı, bunlardan birinin sınır dışı edildiği belirtildi. Maduro döneminde tutuklanan 23 gazetecinin ise hala hapiste olduğu biliniyor.

ABD'NİN BÜYÜK ÇELİŞKİSİ

New York Times'ın analizi, ABD'nin mevcut tutumundaki çelişkiye de dikkat çekiyor. Trump yönetimi bir yandan Venezuela'yı "yöneteceğini" iddia ederken, diğer yandan Maduro'nun baskı aygıtını yöneten isimlerle iş birliği yapıyor.

Başkan Trump, Venezuela'nın ABD'ye 30 ila 50 milyon varil petrol vermeyi kabul ettiğini duyurdu. Ancak ABD'li yetkililerin, insan hakları ve demokrasi konularından ziyade petrol ve uyuşturucu trafiğiyle ilgilendiği, ayrıca Çin, Rusya, İran ve Küba ajanlarının ülkeden çıkarılmasına odaklandığı belirtiliyor.

Trump'ın, siyasi tutukluların serbest bırakılmasıyla ilgili bir soruya "Henüz o konuya gelmedik, şu an petrolü halletmek istiyoruz" yanıtını vermesi, önceliklerin farklı olduğunu gösteriyor.

'İŞKENCE MERKEZİ' HALA YERİNDE DURUYOR

Geçici lider Rodriguez'in 90 günlük olağanüstü hal (OHAL) ilan ettiği ve güvenlik güçlerine "ABD saldırısını destekleyenleri" derhal yakalama yetkisi verdiği belirtiliyor. Sokaklarda "colectivos" adı verilen silahlı milislerin ve polislerin sayısında artış gözlemleniyor.

Trump'ın "Karakas'ın ortasındaki işkence merkezini kapatıyorlar" diyerek işaret ettiği El Helicoide hapishanesinin ise hala faaliyette olduğu ifade ediliyor.

Bu içeriğimize de göz atabilirsiniz clear_all

Yorumlar