İYİ Parti lideri Akşener'den 6'lı ittifak mesajı: Ortak görüşlerimiz var

İYİ Parti lideri Meral Akşener, "6 siyasi parti olarak buluşmamızın ortak noktası budur. Siyasette durduğumuz yerler farklı, gündem karşısında aldığımız tavırlar farklı. Ama tüm farklılıklarımıza rağmen ortak görüşlerimiz var" dedi.

İYİ Parti lideri Akşener'den 6'lı ittifak mesajı: Ortak görüşlerimiz var
Son Güncelleme: 27 Nisan 2022 Çarşamba 13:58
27 Nisan 2022 Çarşamba 13:54

Yİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayan Akşener, "Bugün saraylarda oturup milletin gerçeklerinden bihaber gezenlere karşı çıkıyorsak bunu 102 yıl önce Ulus'ta yeniden alevlenen demokrasi öykümüze borçluyuz. Bağımsızlığın temeli olan 23 Nisan içimizdeki tüm burukluklara rağmen çocuklarımızla kutladık. Atatürk'ü kıskananlar yine orta yerinden çatladı" dedi.

Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün milli birliğimiz AK Parti iktidarıyla gün be gün zayıflatılıyor, insanlarımız kutuplaştırılıyor. Sınırları eleğe, memleketi de hendeğe çevirerek milletimizin kendi vatanında yabancı hissetmesi amaçlanıyor. Vatan topraklarımız parsel parsel satılıyor. İktidar, iktidarda kalabilmek için Anadolu'yu rehin ediyor. Büyük Türk milleti, bugün kronikleşmiş bir devlet krizinin içindeyiz. Öfkemizi de umutlarımızı da milli devletimizi de yeniden tesis etmek, demokrasiyi tam ve kamil olarak sağlamak için kullanmak mecburiyetindeyiz.

"FİKİR BİRLİĞİNE SAHİBİZ"

6 siyasi parti olarak buluşmamızın ortak noktası budur. Siyasette durduğumuz yerler farklı, gündem karşısında aldığımız tavırlar farklı. Ama tüm farklılıklarımıza rağmen ortak görüşlerimiz var. Mesela güçlendirilmiş parlamenter sistemin esasları için fikir birliğine sahibiz. Siyasi ahlak yasası çıkarılması için fikir birliğine sahibiz. Merkez Bankası'nın bağımsızlığı konusunda fikir birliğine sahibiz. Demokrasinin işletilmesi, kuvvetler ayrılığının tesisi için fikir birliğine sahibiz."

İYİ Parti lideri Akşener, "23 Nisan'ın çocuk bayramı olarak kullanılması Atatürk'ün çocuklara verdiği değerden kaynaklanır. Milletçe çocuklarımıza değer vermemizle mümkündür" derken, "Çocuk ülkemizin geleceğidir. Atatürk o yıllarda çocuklarımızın ne kadar önemli ve değerli olduğunu gördüğünde Meclisimizin kuruluş gününü çocuklara armağan etmiştir. 'Bugünün çocuğunu yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir' demiştir. Bugün Gazi'nin 1920'lerde ortaya koyduğu vizyonun neresindeyiz" diye sordu.

TÜİK verilerini sıralayan Akşener, "1921 yılında Çocuk Esirgeme Kurumu'nu kurarak yetim çocuklarımıza kol kanat geren o kapsayıcı devlet anlayışının o kadar uzağındayız. Bugün aramızda Çocuk Esirgeme Kurumu'nu ortaya çıkaran o anlayışın temsilcisi var" dedi.

"BAŞARAMAYACAKLAR"

Akşener, "Çocuklarla ilgili işlem gören, onların peşinden giden kişiye verilen soyadı 'Umay'. Biz onun için Atatürk'ümüze mavi gözlü bozkurtumuz diyoruz. Onun için bugün bizi yönetenlerin bu vizyona erişmeleri mümkün olmadığı için Atatürk'le mücadele ediyor, bu Cumhuriyetin değerlerini zayıflatmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama başaramayacaklar" diye konuştu.

"MEĞER İHRACATI ÇOĞALTMAK İSTİYORMUŞ"

Ekonomik sıkıntılara değinen İYİ Parti lideri, "Ülkemiz dört işlemi bilmeden ekonomi yöneten bir çapsızlığın elinde perişan oluyor. Bay kriz ve arkadaşları saçmalama konusunda birbirleriyle yarışır hale geldi. Memleketin gençleri iş bulamadıkları için yurtdışına gitmek zorunda kalırken, Ulaştırma Bakanı 'Yurtdışına mühendis ihraç eder konuma geldik' diyor. Patronu da doktorlara 'Defolun gidin' diyor. Meğer ihracat rakamlarını çoğaltmak istiyormuş. Beyin göçünü engellemek yerine gençlerimiz gitsin diye ellerinden geleni yapıyor.

Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mühendis ihraç edip çoban ithal ediyorlar, doktor ihraç edip maraba ithal ediyorlar. Kendi gençlerini yoksulluğa mahkum edenler ülkeyi mülteci kampına dönüştürüyor. Enerji Bakanı 278 bin kişinin elektriğinin kesik olmasıyla övünüyor. 1 milyon kişinin temel ihtiyaçtan yoksun olduğunu savunuyor. Milletimiz her gün pahalılığın altında eziliyor. Asgari ücretliler, emekliler açlık sınırı altında hayatta kalmaya çalışıyor. Ama Nebati Bakan 'Gerekirse gemileri karadan yürütürüz' diyor. Artık 'yürüttürmeyeceğiz' demiyor. Enflasyonu, doları düşürebiliyor, gençlere iş bulabiliyor mu, EYT'yi, 3600 ek göstergeyi çözebiliyor mu, elektrik-doğalgaz faturalarını indirebiliyor mu, bayram ikramiyelerine iyileştirme yapabiliyor mu, hayır."

 Meral Akşener, "Bay Kriz ve arkadaşları kendi arasındaki bu sevimsiz yarışla meşgulken, anneleri yoran, babaları yutan dertlerimiz her gün büyümeye devam ediyor. Biz de bu dertleri dinlemeye, çözümler üretmeye devam ediyoruz" diyerek Kırşehir ziyaretinden izlenimlerini anlattı.

"GENÇLERİN ÖNÜNDE CAM DUVARLAR VAR"

Gençlerin sorunlarını aktaran Akşener, "Bay krizin ustalık döneminin başyapıtı olan bu ibretlik tablo gençlerimizi nasıl etkiliyor biliyor musunuz? Berrak, tertemiz cam düşünün, gençlerimiz yurtdışındaki hayatları böyle camın arkasından izliyorlar. Onlar o camın arkasındaki hayata ulaşmak için çabalamaktan vazgeçmiyorlar. Kadınların iş hayatında karşılaştığı cam tavanlar varsa artık gençlerimizin hayallerinin önünde camdan duvarlar var" dedi.

Gençlere seslenen Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yargılanmayı değil, anlaşılmayı istediğinizi biliyoruz. Saygı ve kıymet görmeyi talep ettiğinizi biliyoruz. Sizi horgören bu zihniyetle mücadele ederken yalnız hissettiğinizi de biliyoruz. Siz bize Atamızın emanetisiniz. İktidara geldiğimizde ilk önce sizleri yargılayan, horgören bu ucube zihniyete son vereceğiz. Sonrasında o camdan duvarları yıkıp hak ettiğiniz hayat standartlarına kavuşturacağız."

"TOKİ KUPON ARAZİLERİ PEŞKEŞ ÇEKİYOR"

Vatandaşın konut hakkına değinen İYİ Parti lideri Akşener "Devlet vatandaşlarının insan onuruna yarışır şekilde yaşaması için çalışır. Devletin temel görevlerinden biri de sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmaktır. Konut hakkı devlet- millet teminatlarından biridir. TOKİ, Türkiye'nin sosyal devlet anlayışını yansıtan bir uygulama olsa da AK Parti iktidarında amacına uygun şekilde işletilmemiştir. TOKİ, krize çözüm olması beklenirken kayırmacılığın merkezi haline gelmiş durumda. TOKİ'nin devlet bütçesi içindeki yeri belirsiz. Gelişigüzel ve keyfi karar alarak kamu kaynağını kullanıyor. Kupon arazileri 5'li çeteye peşkeş çekiyor" dedi.

Akşener şunları söyledi:

"Bu talana sessiz kalmayacağız. İYİ Parti iktidarında eğileceğimiz başlıklardan biri de TOKİ olacak. Satış işlemlerini inceleyeceğiz, Sayıştay raporlarını işleme alacağız. İYİ Parti iktidarında kamu ihaleleri şeffaf olacak. TOKİ uygun fiyatlı konut üretimine odaklanacak, kentsel dönüşüme odaklanacak tüm şehirlerimizin uzun vadeli master planlarını oluşturacak. Ortak aklı her sektörde esas alacağız. Altyapı üst yapıya göre değil, üst yapı altyapıya göre şekillenecek. Yapılaşmada çevre ve doğa ile uyumu dikkate alacağız. Biz bu iktidardan daha çok konut üreteceğiz ama lüks rezidanslar değil, çevre standartlarına uygun konut üreteceğiz."

GEZİ PARKI DAVASI: KAHROLSUN İSTİBDAT, YAŞASIN HÜRRİYET

Gezi Parkı davası kararı hakkında konuşan Akşener şunları söyledi:

"27 Mayıs 2013 tarihinde İstanbul'da ağaçların sökülmesiyle başlayan olayların üzerinden 9 yıl geçti. Ağaçların sökülmesi son damlaydı. Bu 9 yıllık sürecin her bir anı müstemleke valisi gibi ülke yöneten bir zihniyetin uygulamalarıyla geçti. Gezi başlangıcından bay krizin provokasyonlarıyla geçen süreçte gençlerimizin o dönem yaklaşık 10'uncu yılında olan müstemleke yönetimine karşı bir duruş, direnişti.

Bu direniş, AK Parti'nin FETÖ ile el ele vererek milli varlığımıza kast etmesine karşı yapılmıştı. Cumhuriyetimizi tek adama mahkum etmek isteyenlere karşı duvar olmuştu. Gençlerimiz uğruna ölecekleri vatanları Sayın Erdoğan2ın inşaat baronlarına peşkeş çekilmesin diye, gurur duydukları devlet bir avuç meczupun elinde parçalanması diye gerçekleşmişti. Gezi, milli şuurun da ayağa kalkmasıdır.

Atalarından aldıkları yetkiyle, dardaki milletin gözünü açma mücadelesidir. Sayın Erdoğan'ın Gezi direnişine iyi gözle bakmasının imkanı yoktur. Gezi kelimesinden hep korkmuştur. Bu sebeple bugün bile yemin etmiş gibi şahsi bir intikam kovalamaktadır. 9 yıl sonunda bugün milletimizin her bir ferdinin keyfi kararlarla düşman ve hain ilan edildiği, millet ve memleket soyulurken garibanın bir kuru ekmeğe mahkum edildiği bir istibdatın içindeyiz. Hiçbir gayrimeşruluktan yasallık çıkarılamaz. Hiçbir Türk evladı istibdata boyun eğmez. 'Yaşasın hürriyet, kahrolsun istibdat' diyen cesurlarla doludur.

Dün saray tiyatrolarıyla galası yapılan Osman Kavala kararı binlerce yargı trajedesinden sadece birisidir. Bugün, mesleemiz Osman Kavala değildir. Osman Kavala mevcut yasalarla zaten aklanmıştır. Bugün meselemiz milletimizin her bir ferdinin kısıtlanamaz, devredilemez temel haklarının, insanca yaşama arayışlarının elinden alınmasıdır. Bugün meselemiz istibdat karşısında hürriyet için dik durabilme meselesidir. 1908'deki ruh neyse Gezi de odur. Meşruiyeti yıkmaya çalışanların karşısında duran irade neyse Gezi de odur.

Her devirde bizi bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahlarımız olacak. Vahdedilerin karşısına dikilecek Mustafa Kemalleri de olacak. Topçu Kışlası hayallari karşısında duracak çapulcuları da olacak. Parola vatan, işareti namus. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet, müsavat ve meşveret."

Yorumlar