Yargıtay'dan tartışma yaratan tavsiye

Yargıtay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı sonrası ilke kararları arasında, “Kişilerin avukatlar dışındaki kişilerce de mahkemelerde temsil edilmesi” de yer aldı. Bu ifadeler tartışma konusu oldu.

Yargıtay'dan tartışma yaratan tavsiye
Son Güncelleme: 10 Kasım 2018 Cumartesi 11:15
10 Kasım 2018 Cumartesi 11:14

Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Saldırım, Yargıtay Yargı Reformu Birimi Temsilcisi Gözde Hülagü, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Sektör Yöneticisi Gözde Ata ve UNDP Proje Asistanı Nazlı Ersoy tarafından hazırlanan bildirgede yargıya erişim ve yargıçlara ilişkin 15 tavsiye kararı yer aldı.

Birgün'de yer alan habere göre, Yargıtay’ın internet sitesinden de yayımlanan UNDP ile Yargıtay’ın ortak çalışması olan bildirgede yer alan, “Yargı, yargı sistemine erişimi kolaylaştırmalıdır” başlıklı ilkede, avukat olmayan kişilerin de mahkemelerde “savunma” yapabilmesine olanak sağlanması önerildi. Bildirgenin tepki çeken ilkesinde, “Mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir” ifadelerine yer verildi.

“Yargıtay'dan açıklama bekliyoruz”

Yargıtay’ın kararına hukukçulardan tepki gecikmedi. İstanbul Barosu'ndan konuyla ilgili " Yargıtay’dan Açıklama Bekliyoruz" başlıklı yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada şöyle denildi: " Yargıtay Başkanlığı tarafından yayınlanan “Yargıda Şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi ve Taslak Uygulama Tedbirleri” metninin “İlke 3” başlıklı bölümünde yargının, kendi sistemine erişimi kolaylaştırması anlatılırken, son tümce olarak yer alan ibare, Baromuzun kaygısına neden olan bir içerik taşımaktadır. Bu içerik ülkemizdeki tüm meslektaşlarımız için de aynı kaygıyı davet etmiştir. Metinde; “ Mahkemeler, avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir” şeklinde bir tümce yer almaktadır. Bu tümce ve ifade ettiği anlam, Avukatlık Kanununa açıkça aykırıdır. Avukatlık yetkisinin, bu sıfatı taşımayanlar tarafından kullanılmasının cezai yaptırımlar içerdiği, açıkça düzenlenmiş olmasına karşın, Yargıtay gibi bir kurumsallıktan yapılan bu açıklama, ciddi bir kaygının davetiyesidir. Kaldı ki, bu düzenleme sadece kanunen değil, hukuken de normatif olarak da doğru bir düzenlemedir. Kanunun suç saydığı, hukuka da uygun olan bir düzenlemeye rağmen, mesleğimizin “uygun kişiler” tarafından da yapılacağına ilişkin bir “izin” mekanizmasının öngörülmüş olması, avukatlar için bu aşamada “kaygıyı” ifade edecektir. Ancak bilinmelidir ki, Yargıtay tarafından bu kaygının giderilmemesi, Baroların çok ciddi tepkilerinin haklı nedeni olmaya dönüşecektir. Avukatlık mesleğinin, son yıllarda özellikle de iş alanlarının daraltılması ve “ikame edilebilir yeni meslekler (!) ihdası” suretiyle getirildiği nokta, bu türden yaklaşımlar karşısında şimdi hangi tehditlerle de karşı karşıya olduğunu göstermektedir. İstanbul Barosu olarak Yargıtay’dan ivedi olarak bir açıklama bekliyoruz. Asla kabul edemeyeceğimiz bu tümce karşısında Baro olarak alacağımız tavır, bu açıklama ile belirginleşecektir. Bu amaçla, İstanbul Barosu olarak Yargıtay Genel Sekreterliğine yazdığımız yazı ile başvuruda bulunarak cevabını da meslektaşlarımıza ulaştıracağız."

“Yargıtay mesleğe saldırıya son vermeli”

Adalet İçin Hukukçular Platformu’ndan yapılan açıklamada, “ Yargıtay Başkanlığı, savunma mesleğine yönelik saldırısına derhal son vermelidir” denildi. Avukat olmayan kişilerin mahkemede savunma yapmasının, “Yurttaşların hak arama özgürlüklerini sabote etmek” olduğu belirtilen açıklamada, “Avukatlık mesleğini ortadan kaldırmak için bu ülkenin Yargıtay Başkanlığı tarafından belirlenen bu ilke kabul edilemez. Bu ifade aynı zamanda yargılama faaliyetinin sulandırılmasına, niteliksizleştirilmesine, içinin boşaltılmasına yönelik çok boyutlu bir adım olarak değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verildi.

Yorumlar