Silivri’de cezaevinde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, ABD merkezli yayın platformu POLITICO’ya gönderdiği yazılı cevaplarda "başkanlığı hücresinden kazanacağını" ifade etti. İmamoğlu, "Bugün yaşadığımız şey gerçek bir hukuki süreç değil; siyasi kuşatma stratejisidir" dedi.
İmamoğlu’na göre Erdoğan’ın hedefi yalnızca bir sonraki seçimi şekillendirmek değil, “adaylığını şimdi ve gelecekte silmek” ve kendisini "tamamen siyasetin dışına itmek." İmamoğlu, "Serbest ve adil bir seçimde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sandıkta yenebileceğimi biliyorlar ve bunu engellemeye çalışıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
"İDDİANAMENİN HACMİ ZAYIFLIĞINI GÖSTERİYOR"
POLITICO’ya göre İmamoğlu ve ekibi; yolsuzluk, şantaj, rüşvet, kara para aklama ve casusluk dahil bir dizi suçlamayla karşı karşıya. İmamoğlu ise dosyanın kapsamına itiraz ederek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde "1.300 denetimde somut bulgu çıkmadığını", "3.900 sayfalık iddianamenin büyük ölçüde söylentiler ve güvenilirliği tartışmalı tanıklara dayandığını" ve toplamda "2.352 yıla kadar" hapis cezası talep edildiğini belirtti. Ayrıca "azami yargılama süresinin 4.600 gün" olarak belirlendiğini söyledi.
"KAMPANYA KÜRSÜYLE SINIRLI DEĞİL"
İmamoğlu, cezaevinde olmasına rağmen ekibinin desteğiyle X, Instagram ve TikTok gibi platformlar üzerinden kampanya yürüttüğünü anlattı. Ancak POLITICO, İmamoğlu’nun X’teki ana kampanya hesabının (yaklaşık 10 milyon takipçili) Mayıs ayında Türkiye’de erişime engellendiğini aktardı.
İmamoğlu, fiziksel varlığının sınırlı olmasını kabul etmekle birlikte, "Bir kampanyayı tanımlayan şey fikirleri, değerleri ve yurttaşların ortak iradesidir. Bizim tarafımızda bunların hepsi var" dedi. İmamoğlu, "Herkes tutuklanmamın haksız olduğunun farkında. AK Parti seçmeninin önemli bir kısmı bile tutukluluğumu adalete ağır bir darbe olarak görüyor" ifadesini kullandı.
"25,1 MİLYON İMZA TOPLANDI"
İmamoğlu, CHP’nin 23 Mart 2025’te yaptığı cumhurbaşkanlığı önseçiminde “yaklaşık 15,5 milyon” kişinin kendisini desteklemek için oy verdiğini, bunun "2 milyonunun CHP üyesi, 13,5 milyonunun toplumun her kesiminden" olduğunu söyledi. POLITICO’ya göre, partinin “tutuksuz yargılama ve erken seçim” talebiyle başlattığı kampanyada "25,1 milyon imza" toplandığı da İmamoğlu’nun mesajında yer aldı.
"ADAYLIĞIN KADERİ YARGIDA"
İmamoğlu, POLITICO’ya göre adaylığının hukuki akıbetinin yargı sürecine bağlı olduğuna işaret etti. Haberde, Şubat ayında İstanbul Başsavcılığı’nın İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi diplomasının "sahte" olduğu iddiasıyla soruşturma açtığı; tutuklanmasından bir gün önce üniversitenin diplomayı iptal ettiği; Türkiye’de cumhurbaşkanı adaylarının üniversite mezunu olması gerektiği hatırlatıldı. POLITICO, bu ay içinde yeni bir duruşma beklendiğini yazdı.
"GAZZE BARIŞ PLANI ACILARA SON VERMEDİ"
İmamoğlu, Erdoğan’ın “agresif” dış politikasını ve ABD Başkanı Donald Trump’la yakın ilişkisini eleştirerek, diplomasinin "kurumlardan liderler arası pazarlıklara kaydığını" savundu. "Washington’la ilişkiler iyileşiyor” iddialarına karşı “somut kazanımların" sorgulanması gerektiğini belirten İmamoğlu, Türkiye’nin F-35 programına dönmediğini ve yaptırımların kaldırılmadığını söyledi.
Komşu Yunanistan’ın Ege adalarını silahlandırdığı, Yunanistan-İsrail-Güney Kıbrıs hattındaki işbirliğinin güçlendiği, İsrail’in bölgedeki Kürtlere yönelik "provokatif" politikalar izlediği ve "gayrimenkul simsarı zihniyetiyle" yapıldığını söylediği Gazze barış planının Filistinlilerin acısını sona erdirmediği görüşünü dile getirdi. Seçilmesi halinde önceliklerinden birinin Avrupa ile ilişkileri onarmak ve AB adaylığı için demokratik kriterleri yerine getirmek olacağını da belirtti; Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticareti kapsayacak şekilde modernize edilmesi gerektiğini yazdı.
"SOKAKTA ÖZGÜRCE YÜRÜMEYİ ÖZLEDİM"
İmamoğlu, cezaevinde “yazdığını, okuduğunu ve haberleri mümkün olduğunca takip ettiğini” aktararak, “sorumluluğun cezaevi kapısında bitmediğini” söyledi. “Tutukluluk demokraside normalleştirilmemeli; özellikle siyasi kuşatma aracı olarak kullanıldığında” ifadesini kullanan İmamoğlu, “Sorun koşullar değil, ilke: Tutukluluk ve uzun hukuki belirsizlik siyasetin araçları haline gelmemeli” dedi.
En çok ailesini ve “şehrin sıradan ritmini, sokakta özgürce yürümeyi, insanlarla doğrudan teması” özlediğini belirten İmamoğlu, “Her şeyi belirleyen, etrafımdaki duvarlar değil” ifadesiyle yanıtlarını tamamladı.
insert_photo
insert_photo
insert_photo
Yorumlar