Adım adım Barış Pınarı Harekatı'na gidilen süreç

Türkiye, Barış Pınarı Harekatı'nda tek tek taşları yerine koyarken engellerin de üstesinden geldi. Barış Pınarı Harekatı'nın detayları haberimizde...

Adım adım Barış Pınarı Harekatı'na gidilen süreç
Son Güncelleme: 25 Ekim 2019 Cuma 08:30
25 Ekim 2019 Cuma 08:00

Barış Pınarı Harekatı nasıl başladı?

Türkiye'nin Suriye'nin 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturmak için ABD'yle yürüttüğü görüşmelerden sonra söz konusu harekata adım adım gidildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, harekatın sinyallerini Ak Parti'nin Kızılcahamam'da düzenlediği 29. İstişare ve Değerlendirme toplantısının 5 Ekim'deki açılış konuşmasında verdi.

Erdoğan'ın, "Hazırlıklarımızı yaptık, harekat planlarımızı tamamladık, gereken talimatları verdik. Kararı verilen ve süreci başlamış olan barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır." sözleri, kamuoyunda harekatın yakın zamanda gerçekleşeceği beklentisini artırdı.

6 Ekim 2019

Erdoğan ve Trump telefonda  görüştü

6 Ekim Pazar akşamı, Trump ve Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşme sonrası yapılan ilk açıklamalardan anlaşılan, Türkiye'nin planladığı askeri operasyon üzerinde uzlaşıya varıldığı yönünde oldu. Görüşmeye göre, iki ülke askerinin karşı karşıya gelmemesi için ABD askerinin, Türkiye ile uzlaştığı belirli bir bölgeden çekileceği ve bunun karşılığında Türkiye'nin, bölgedeki hapishanelerde tutulan DAEŞ savaşçıları ve kamplarda tutulan DAEŞ ailelerinden sorumlu olacağı yönündeydi.

Ankara'da iktidar tarafından "başarı" olarak yorumlanan bu uzlaşı, ABD'de tepki alan ve Türkiye'ye dönük yaptırımlara varan bir süreci ateşledi.

7 Ekim 2019

Trump’tan çarpıcı açıklamalar

Erdoğan, Sırbistan ziyareti öncesi havaalanında yaptığı açıklamada "Sayın Trump'ın belirttiği gibi bölgede çekilme olayı başlamış vaziyette" dedi.

Erdoğan'ın açıklamasından birkaç saat sonra, ABD'de henüz sabah saatleriyken, Trump birkaç tweet atarak ülkesinin Suriye'de IŞİD ile savaşmak için gerekenden daha uzun süre kaldığını duyurdu. IŞİD'in yüzde 100 sona erdiğini söyleyen Trump, bundan sonra orada tutuklu olan IŞİD savaşçılarıyla Avrupa, Türkiye, Rusya, İran ve Irak'ın ilgilenmesi gerekeceğini söyledi:

"Kürtler bizimle birlikte savaştı ama onlara çok büyük paralar ve silahlar gönderildi. Türkiye'yle on yıllardır savaşıyorlar, 3 yıldır bu savaşı durduruyorum ama artık bu saçma sonsuz savaştan çekilme vaktimiz geldi."

Trump'ın açıklamaları sonrası Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, arka arkaya gazetecilerle bir araya gelerek Trump'ın Türkiye'nin operasyonuna destek vermeyeceği bilgisini aktardı.

Akşam saatlerinde bir tweet atan Trump ise kararını "müthiş askeri kabiliyetlerimizi ABD'yi sevmeyen insanlara polislik yapmak için kullandığımız bu saçma ve sonsuz savaşlardan çekilmek üzere seçildim. Bu sonsuz ve saçma savaşlar bitiyor!" yazarak savundu.

Ancak bu Twitter paylaşımından yaklaşık 20 dakika sonra, bu kez "Çizilen çerçeveyi aştığını düşünürsem, Türkiye'nin ekonomisini yerle bir ederim. Daha önce bunu yaptım!" diyerek Türkiye'yi uyardı.

Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada da "Türkiye'ye, bizim insani olarak değerlendirdiğimiz şeylerin dışına çıkarlarsa fazlasıyla zarar görmüş bir ekonominin gazabına uğrayacaklarını söyledim" dedi, Rahip Brunson'ın serbest kalmasıyla ilgili süreci hatırlattı.

8 Ekim 2019 Trump:

Kürtlere maddi destek ve silah yardımı yapıyoruz

Trump'ın çelişkili açıklamaları operasyona bir gün kala bile devam etti. Trump, 8 Ekim'de yaptığı paylaşımda, "Bazı insanlar Türkiye'nin ABD'nin büyük bir ticaret ortağı olduğunu unutuyor… Suriye'den ayrılma sürecinde olabiliriz ama hiçbir şekilde, özel bir halk olan ve müthiş savaşçılar olan Kürtleri terk etmedik. Aynı şekilde NATO ve ticaret ortağı olan Türkiye ile ilişkimiz çok iyi oldu. Kürtlere maddi destek ve silah yardımı yapıyoruz!" dedi.

Aynı gün akşam saatlerinde Pentagon Sözcüsü Jonathan Hoffman, bir açıklama daha yaparak, basına sızdırılan bilgileri resmi ağızdan reddetti. Beyaz Saray ile Pentagon arasında uyum olduğunu söyledi ve Türkiye'nin "tek taraflı hareket ettiğini" ekledi.

9 Ekim 2019

Operasyon başlıyor

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan bilgi alan Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'nın başlatılması emrini verdi ve Türk Silahlı Kuvvetleri saat 16.00'da harekata başladı.

Erdoğan, 9 Ekim'de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz Suriye Milli Ordusu'yla birlikte Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG ve DAEŞ terör örgütlerine karşı Barış Pınarı Harekatı'nı başlatmıştır" açıklamasıyla operasyonun başladığını duyurdu.

Amacımız güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek ve bölgeye barış ve huzuru getirmektir. Harekat ile ülkemize yönelik terör tehdidini bertaraf edeceğiz." ifadelerini kullandı.

9 Ekim'in akşam saatlerinde önce Milli Ordu (ÖSO) ardından da TSK askerleri sınırı geçerek bu bölgelerde ilerlemeye başladı. TSK ve Milli Ordu'nun sınırdan ilk geçiş yaptığı bölgeler ise Resulayn ve Tel Abyad'ın etrafındaki köyler oldu.

Aralarında Fransa, İngiltere ve Almanya'nın da olduğu çok sayıda ülkeden operasyonu eleştiren açıklamalar geldi. Pakistan, Azerbaycan ve Katar ise operasyonu desteklediğini duyurdu. Operasyona karşı çıkan ülkeler arasında İran da yer aldı.

Trump, 9 Ekim'de operasyonun başlamasının hemen ardından yaptığı açıklamada ise "Bir NATO ülkesi olan Türkiye bu sabah Suriye'yi işgal etti. ABD bu saldırıyı desteklemiyor ve bu operasyonun kötü bir fikir olduğunu da Türkiye'ye iletti" demiş ve "Türkiye artık kamplarda tutulan bütün DAEŞ savaşçılarının cezaevinde kalmaya devam etmesinden sorumludur. Türkiye DAEŞ'in tekrardan varlık bulmasını engellemekten sorumludur" ifadelerini kullanmıştı.

ABD Senatosu'ndaki etkili Cumhuriyetçilerden Lindsey Graham, "Türkiye'nin kuzey Suriye'ye girmesi bir felaket. Trump yönetiminin utanmadan terk ettiği Kürt müttefiklerimiz için dua edin. Bu hamle IŞİD'in tekrar ortaya çıkmasını kesinleştirdi" dedi ve ekledi: "Kongre'de Erdoğan'ın ağır bir bedel ödemesi için girişimlere liderlik edeceğiz. İşlemiş olan güvenli bölge konseptine geri dönmek için hâlâ zaman varken Başkan Trump'ı bu yoldan dönmeye davet ediyorum."

Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili olarak ABD'de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ve Demokrat Senatör Chris Van Hollen'ın üzerinde uzlaşı sağladığı Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını öngören yasa tasarısının ardından, Temsilciler Meclisi'nden 29 Cumhuriyetçi Kongre üyesi de benzer bir yaptırım yasa tasarısı sunacaklarını açıkladı.

Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçilerin lideri Kevin McCarthy, Cumhuriyetçi Parti grubu denetçisi Steve Scalise ve diğer parti liderleri Ankara'nın operasyonuna güçlü bir karşılık verilmesi gerektiğini savundu.

10 Ekim 2019

Trump: 3 seçeneğimiz var

Trump, 10 Ekim akşamı Türkiye'nin harekatına dair yeni bir açıklama yaparak "Üç seçeneğimiz var: Ya ordumuzu göndermek, ya Türkiye'yi yaptırımlarla vurmak ya da Türkler ve Kürtler arasında arabulucu olmak" dedi.

Trump konuyla ilgili attığı tweetlerde "DAEŞ'i yüzde 100 yendik ve şu an Türkiye'nin Suriye'de saldırıda bulunduğu alanda hiç askerimiz yok. İşimizi çok iyi yaptık! Şimdi Türkiye, Kürtlere saldırıyor ve onlar 200 yıldır savaşıyor. Bu durumda üç seçeneğimiz var. Ya binlerce askerimizi göndermek ve askeri olarak kazanmak, Türkiye'yi finansal olarak yaptırımlarla sert vurmak ya da Türkler ve Kürtler arasında bir anlaşma sağlanması için arabulucu olmak!" yorumu yaptı.

Trump daha sonra Beyaz Saray bahçesinde gazetecilere yaptığı açıklamasında üçüncü seçenekten yana olduğunu, arabulucu olmayı umduğunu aktardı. "Türkiye, belirlediğiniz sınırları geçti mi?" sorusuna cevabında ise Trump "Türkiye durduğum yeri biliyor. Muhtemelen yaptırımlar ve diğer ekonomik şeyler bakımından, çok, çok sert bir şeyler yapacağız" dedi.

11 Ekim 2019

Stoltenberg: DAEŞ bizim ortak düşmanımızdır

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 11 Ekim'deki Türkiye ziyaretinde 'PKK ve YPG'yi terör örgütü olarak görüyor musunuz?' sorusuna "NATO'nun kamuya açık bir terör örgütü listesi yok. BM ve AB'nin kamuoyuna açık bu tür bir listesi var ama bizim yok. Biz terörün bütün çeşitleriyle eşit olduğunu düşünüyoruz. DEAŞ bizim ortak düşmanımızdır" dedi.

18 Köyde kontrol sağlandı

Öte yandan, Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ve TSK, Rasulayn'ın Tel Halef, Halave, Asfar Neccar, Kişto ve aşağı Kişto köyü ile Tel Abyad'ın El Yabse, Tel Fander, Müşeyrfe, Dedat, Bir Aşık, Berzan, Cüdeyde, Gısas ve Hamidiye'nin de aralarında olduğu 18 köyde kontrolü sağladı.

12 Ekim 2019

Rasulayn kontrol altında

Harekatın üçüncü gününde Resulayn kenti tamamen TSK-ÖSO kontrolüne girdi. Milli Savunma Bakanlığı, “Rasulayn meskun mahali kontrol altına alındı" dedi. Bir gün sonra ise Tel Abyad kentine girildi.

MSB, SMO'nun Rasulayn şehir merkezinde kontrolü sağladığını, bu bölgede 30-35 kilometre derinliğe inildiğini, M-4 karayolunun kontrol altına alındığını duyurdu.

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de TSK ve SMO'nun Rasulayn'ın merkezine girdiğini doğruladı.

13 Ekim 2019

Suriye ordusu Kobane ve Menbiç’e doğru yola çıktı

SDG ve Şam Hükümeti'nin "askeri bir ön anlaşma" yaptıkları belirtildi. Suriye Ordusu'nun (SAA), SDG'nin elinde olan Kobane ve Menbiç'e doğru yola çıktığı açıklandı.

Rusya, operasyona karşı çıkmadığı gibi Fransa ve İngiltere'nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ne getirdiği kınama içerikli karar tasarılarını da kabul etmedi. Ancak Rus yetkililer, yaptıkları ölçülü açıklamalarla, operasyonunun zaman ve süre bakımından sınırlı olması gerektiği mesajını verdiler.

Bunun da ötesinde yeni bir stratejik hamle geliştiren Rusya, önce YPG ile Suriye arasında diyalog kurulmasını sağladı ardından da Suriye ordusunun Kobani ve Menbic bölgelerine ilerleyişine askeri destek sağladı.

14 Ekim 2019

Erdoğan: Kapılar açılabilir

Suriye ordusu (SAA), saat 04.30'da, Resulayn'ın 35 kilometre güneydoğusunda bulunan Til Temir'e ve SDG'nin kontrol ettiği, Rakka'nın kuzeyinde yer alan Ayn İsa kasabasına da girdi. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi bu bilgiyi doğruladı. Ayn İsa'da bulunan az sayıda ABD askeri 13 Ekim'de üslerini terk etmişti.

Avrupa Birliği (AB), 14 Ekim'de toplanan dışişleri bakanları aracılığıyla Türkiye'ye operasyonunu acilen durdurma çağrısında bulundu.

Birlik içinde oybirliği oluşmaması nedeniyle AB'nin topyekûn silah ambargosu uygulaması kararı alınamasa da Fransa, Almanya ve İngiltere ikili düzeyde ambargo kararı aldı.

Bu süreçte, Ankara-Brüksel ilişkilerindeki gerginliği bir üst düzeye çıkaran bir gelişme de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin operasyonunun "işgal" olarak nitelendirilmesi durumunda ülkesindeki 3,6 milyon Suriyeli mültecinin Avrupa'ya gidebilmeleri için kapıları açabileceği tehdidinde bulunması oldu.

15 Ekim 2019

ABD’den yaptırım

ABD, harekât nedeniyle Türkiye’ye yaptırım kararı aldı. Üç bakan ve iki bakanlığı yaptırım listesine alındı, çelikte gümrük vergisi yüzde 50'ye yükseltti, 100 milyar dolarlık ticaret anlaşması için yürütülen görüşmeleri de durduruldu.

Suriye devlet ajansı SANA, Suriye Ordusu'nun,(SAA) SDG'nin elinde olan Menbiç şehrine girdiğini duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı da SAA'nın Menbiç'in tamamında kontrolü ele geçirdiğini duyurdu. ABD askerleri de o tarihten bu yana Menbiç çevresinde konumlanmıştı.

Reuters ajansı ise, ABD ve Koalisyon güçlerinin Menbiç'ten çıktığını duyurdu. Suriye Milli Ordusu da Menbiç'in kuzeyinde operasyon hazırlığı için konuşlandırıldığı belirtildi. Ayn İsa, Tabka Barajı, Menbiç kırsalı gibi SDG kontrolündeki bazı bölgelere Suriye ordusu girmeye başlamıştı.

16 Ekim 2019

Trump’ın mektubu

ABD Başkanı Donald Trump’ın 9 Ekim'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği bir mektup ortaya çıktı.

Söz konusu mektupta Trump, Erdoğan’a hitaben "Sen binlerce kişinin katledilmesinden, ben de Türk ekonomisinin yok edilmesinden sorumlu olmak istemem. Sert bir adam olma. Aptal olma. Seni daha sonra arayacağım" ifadelerini kullandığı yer aldı.

Mektubun, Trump'ın Kongre'nin önde gelen isimleriyle Beyaz Saray'da Suriye'deki askerlerin çekilmesi ve gelinen son durumu ele aldığı toplantıda dağıtıldığı ortaya çıktı. Toplantıya katılan Demokratlar, kendilerine hakaret edildiği gerekçesiyle toplantıyı terk etti.

Ak Parti mektuba yanıtını "Cumhurbaşkanlığı kaynakları" adı altında "Mektubu çöpe attık, yanıtı harekatla verdik" şeklinde sundu.

17 Ekim 2019

120 saatlik ateşkes

Trump'ın Erdoğan'a gönderdiği mektubun yankıları sürmeye devam etti. Trump, Beyaz Saray'daki Suriye toplantısına ilişkin fotoğrafları Twitter hesabından paylaşarak yaşananları anlattı.

İlk paylaşımında, toplantıda çekilen, ABD Temsilciler Meclisi üyesi Nancy Pelosi, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Steny Hoyer'in görüldüğü fotoğrafa yer veren Trump, "Onların beni sevdiğini düşünüyor musunuz?" ifadelerini kullandı. Trump ikinci paylaşımında ise Pelosi'nin ayakta konuşurken görüldüğü fotoğrafı paylaşarak, "Asabi Nancy sinirden deliye döndü" notunu düştü.

 Ankara’ya çıkarma yapan Başkan Yardımcısı Mike Pence, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O'Brien ve Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’den oluşan ABD heyeti ile yapılan yoğun görüşmeler sonrasında Suriye’de ateşkes kararı alındı.

Görüşmeler Erdoğan'ın kabulü 15.40 itibarıyla başladı ve 1 saat 40 dakika sürdü. Görüşmenin ardından taraflar yaptığı açıklamada 120 saatlik ateşkes kararı alındığını duyurdu. Ateşkese ilişkin detaylar kamuoyuyla paylaşıldı.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, "Suriye, bu işgale (Erdoğan rejiminin) vekilleri ve teröristlerini vurmak kanalıyla cevap veriyor, bunun tüm şekillerine Suriye topraklarındaki her bölgede meşru tüm araçlarla karşılık verecek ve karşı koyacak" şeklinde açıklama yaptı.

120 saatlik süre sona eriyor

136 araç çıkış yaptı

Söz konusu mutabakat çerçevesinde, PKK/YPG'li teröristlerin belirtilen zamanda bölgeden çıkmasına ilişkin sürecin takip edildiğini aktaran Yarbay Şebnem Aktop, "Bu kapsamda bölgeden 136 araç çıkış yapmıştır. Birliklerimiz bulundukları hatlarda her türlü emniyet tedbirini alarak keşif ve gözetleme faaliyetlerine devam etmektedir. Terörist unsurların faaliyetleri devamlı olarak termal silah dürbünleri, kara gözetleme radarları ve İHA'lar ile gece ve gündüz kontrol edilmektedir" ifadelerini kullandı.

42 taciz/ihlal gerçekleşti

Türk Silahlı Kuvvetlerince Güvenli Bölgenin tesisine yönelik varılan mutabakata uyulduğunu ancak PKK/YPG'li teröristler tarafından şu ana kadar 42 taciz/ihlal gerçekleştirildiğini kaydeden Yarbay Aktop, "Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Güvenli Bölgenin tesisine yönelik varılan mutabakata tam olarak uyulurken PKK/YPG'li teröristler tarafından şu ana kadar 42 taciz/ihlal gerçekleştirilmiştir. Taciz/ihlallere karşı meşru müdafaa hakkımız daima geçerlidir. Yapılan ihlal ve tacizlere yönelik detaylar anlık olarak ABD ile paylaşılmaktadır" diye konuştu.

775 terörist etkisiz hale getirildi

Barış Pınarı Harekatı kapsamında 775 teröristin etkisiz hale getirildiğini ve 160 yerleşim yeri ile 2 bin 200 kilometrekare alanın kontrol altına alındığını vurgulayan Yarbay Aktop, kontrol altına alınan bölgelerde hayatın normale dönmesi çalışmaları çerçevesinde mayın ve EYP temizliğinin sürdüğünü ifade ederek bugüne kadar 40 mayın ve 222 el yapımı patlayıcının etkisiz hale getirildiğini de kaydetti.

Yarbay Aktop, Barış Pınarı Harekatı başlangıcından bugüne kadar toplam 7 askerin şehit olduğunun altını çizen Yarbay Aktop, harekat bölgesinde görev yapan 90 askerin yaralandığını belirtti.

ABD'li yetkili: SDG tamamen çekildi

Amerika Birleşik Devletleri'nden üst düzey bir yetkili, Suriye'nin kuzeyindeki YPG güçlerinin "güvenli bölgeyi" terk ettiğini açıkladı. Aynı yetkili, Mazlum Kobani'nin anlaşma şartlarını tamamen yerine getirdiklerini söylediğini aktardı.

ABD'li yetkili 120 saatin sonunda Suriye'de Türkiye tarafından "herhangi bir askeri hareketlilik pozisyonu olursa" bunun yaptırımlarla sonuçlanacağını dile getirdi.

Açıklamada YPG önderliğindeki güçlerin "güvenli bölgeyi" terk ettiklerini belirttikleri ifade edildi. ABD, özellikle Kobani konusunda "endişeli olduklarının" altını çizdi.

Yetkili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile mevkidaşı Vladimir Putin arasında Rusya'nın Soçi kentinde yapılan görüşmeyi yakından takip ettiklerini dile getirirken Ankara ile Suriye operasyonuna verilen aranın kalıcı hale gelmesi için görüşmelerin sürdüğünü aktardı.

Türkiye ve Rusya mutabakat imzaladı

Sınır 150 saatte temizlenecek

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi’de 6 saati aşkın süren bir görüşme gerçekleştirdi. İki liderin imzaladığı 10 maddelik mutabakata göre, terör örgütü PKK/YPG, 150 saat içinde Türkiye sınırından 30 kilometre çekilecek. Barış Pınarı harekât bölgesinin batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’le düzenlediği ortak basın toplantısında “Sayın Putin’le tarihi bir mutabakata imza attık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile ABD arasındaki mutabakat çerçevesinde teröristlere verilen 5 günlük muhletin dolmasına saatler kala, Rusya’nın Soçi kentinde kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Erdoğan Putin’le, baş başa görüşmelerinin ardından Devlet Başkanlığı Rezidansı’nda ortak basın toplantısı düzenledi.

Sayın Putin’le terörle mücadele, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin sağlanması ile mültecilerin geri dönüşü noktasında tarihi bir mutabakata imza attık. Bu muhtıraya göre, Türkiye ve Rusya Suriye topraklarında ayrılıkçı hiçbir gündeme izin vermeyecektir. 23 Ekim öğlen 12.00’den itibaren 150 saat içinde YPG’li teröristler ve silahları, 30 kilometrenin dışına çıkarılacak. Örgütün tahkimat ve mevzileri imha edilecektir. 150 saatin sonunda Barış Pınarı harekâtı alanı sınırlarının batısı ve doğusunda, 10 kilometre derinlikte Türk-Rus devriyeleri başlayacaktır. Tel Rıfat ve Münbiç’teki tüm YPG’li teröristler, silahlarıyla beraber bu bölgenin dışına çıkarılacaktır. Terörist sızmalara karşı her iki ülke gereken önlemleri alacak. Muhtıranın gözetimi ve koordinasyonu için ortak bir mekanizma kurulacaktır. Bugüne kadar olduğu gibi Türkiye ve Rusya Suriye krizinin siyasi çözüme kavuşturulması için çabalarını sürdürecektir.

10 maddelik mutabakat

Teröristler çekilecek ortak devriye başlatılacak

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rusya’nın Soçi kentindeki görüşmesinden, Suriye-Türkiye sınırının Suriye tarafı için ortak mutabakat metni çıktı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, mutabakat metnini okudu. Mutabakat maddeleri şunlar:

1-Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.

2- Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.

Adana Anlaşması

3- Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı harekâtı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.

4-Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

5-23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı harekât alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı harekât alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır. (Türkiye sınırı ile Kamışlı arasındaki bölge de ortak devriye kapsamında. Maddede belirtilen alan -Kamışlı hariç ama Kamışlı’nın üst bölgesi dahil- Irak sınırına kadar olan tüm bölgeyi kapsamakta.)

Silahlarıyla Çıkacaklar 

6- Menbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

7- Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.

8- Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.

9- Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.

10- Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.

Bu içeriğimize de göz atabilirsiniz clear_all

Yorumlar