Geçtiğimiz günlerde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırılmış ve öğrencilerin garantör kurum olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne (MSGSÜ) devredilmesi planlanmıştı. Ancak MSGSÜ bünyesinde Bilgi Üniversitesi’ndeki birçok bölümün, teknik laboratuvarın ve akademik altyapının bulunmaması, hem eğitim dünyasında hem de kamuoyunda büyük bir krizin fitilini ateşledi.
Kararın duyulmasıyla birlikte Bilgi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenler kampüslerde kitlesel protestolar başlattı. Günlerdir süren ve zaman zaman polis müdahalesiyle gergin anların yaşandığı, bazı öğrencilerin yaralandığı gösteriler ile kamuoyundan yükselen yoğun tepkiler Ankara'da karşılık buldu. Öğrencilerin mağduriyetini önlemek ve kamu yararını gözetmek adına Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üzerinden yürütülen hızlı değerlendirme süreci tamamlandı ve kapatma kararı sadece 3 gün sonra iptal edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlandı
Üniversitenin kapılarını yeniden açmasını sağlayan karar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin kesintisiz ve mevcut düzeniyle devam edeceğinin belirtildiği tarihi geri dönüş kararında şu ifadelere yer verildi:
"Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına dair 21/5/2026 tarihli ve 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir."
Can Holding operasyonu ve kayyum süreci
İstanbul Bilgi Üniversitesi'ni kapatma noktasına getiren hukuki süreç, Eylül 2025'te Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturmaya dayanıyor. Soruşturma kapsamında Can Holding’e bağlı holding şirketlerine ve üniversitenin bağlı olduğu Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı yönetimine mahkeme kararıyla TMSF tarafından el konulmuş ve kayyum atanmıştı.
Yönetime YÖK üyelerinin de yer aldığı yeni bir kayyum heyetinin getirilmesinin ardından, vakıf üniversitelerine yönelik tüzük maddeleri gerekçe gösterilerek kapatma işlemi başlatılmıştı. Alınan son iptal kararıyla birlikte, holdinge yönelik hukuki süreç devam etse de üniversitenin bağımsız bir eğitim kurumu olarak akademik hayatına hiçbir kesinti olmadan devam etmesi resmiyet kazanmış oldu
insert_photo
insert_photo
insert_photo
Yorumlar