Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gerçekleştirdiği tarihi konuşmada, iç siyasetten gençlik politikalarına, geçmiş vesayet odaklarıyla mücadeleden AK Parti’nin çeyrek asırlık yürüyüşüne kadar pek çok konuda ezber bozan mesajlar verdi.
Kocaeli’ndeki Dev Gençlik Buluşması
Konuşmasında Kocaeli Spor Stadyumu'nda gerçekleştirilen dev gençlik şölenine dair çarpıcı veriler de paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, stadyumun içi ve dışıyla tarihi bir güne tanıklık ettiğini söyledi. Türkiye'nin 81 vilayetinden ve 207 üniversitesinden gelen yüz bin gencin yanı sıra uluslararası öğrencilerin de katıldığı buluşmayı "insan seli" olarak tanımlayan Erdoğan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından gencin oluşturduğu bu tablonun Türkiye'nin sarsılmaz birliğini simgelediğini kaydetti.

Bu organizasyonun başta CHP olmak üzere muhalefetin gençliğe yönelik iddialarını tek tek çürüten ve onları kıskandıran bir şölen olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, Yunus Emre'nin "Biz kimseye kin tutmazız, kamu alem birdir bize" düsturuyla bu ülkenin tüm evlatlarını aynı samimiyetle bağırlarına bastıklarını dile getirdi. Yarım asra yaklaşan siyasi kariyeri boyunca daima gençlerle birlikte yol yürüdüğünü aktaran Erdoğan, Nurettin Topçu’nun "Gençlik, geleceğin tohumudur" sözüne atıfta bulunarak, gençliği hafife alan veya ona sırtını dönen hiçbir siyasi hareketin kalıcı bir başarı elde edemeyceğini vurguladı.
CHP Yönetimine Sert Yüklenme: "Vatandaşın Karşısına Çıkacak Yüzleri Yok"
Siyaseti sadece gençler adına değil, bizzat gençlerle birlikte inşa ettiklerini; üstenci, kibirli ya da gençliği tehdit eden söylemleri hiçbir zaman kapılarına yaklaştırmadıklarını aktaran Erdoğan, muhalefetin gençlik vizyonunu sert sözlerle eleştirdi. Gençleri harflerle ayırıp doğum yıllarına göre kategorize eden zihniyetlerin AK Parti’nin kurduğu bu hasbi bağı kavrayamayacağını söyleyen Erdoğan, CHP yönetiminin kendi yetersizliklerini gizlemek için gençlik şölenlerine çamur atmaya çalıştığını öne sürdü.
Muhalefetin artık büyük stadyumları doldurmayı bırakın salon toplantılarını dahi organize etmekte zorlandığını iddia eden Erdoğan, ortaya saçılan usulsüzlükler sebebiyle seçmenlerin de partiden uzaklaşmaya başladığını ileri sürdü. Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP'nin birkaç kifayetsiz muhterisin elinde kendi seçmenini utandıran bir yapıya büründüğünü savunan Cumhurbaşkanı; genç nesillerin, ağızlarından liyakat sözünü düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini, ahlaki üstünlük taslayanların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını ve rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu çok net gördüğünü belirterek, gençliğin bu zihniyetle arasına mesafe koyduğunu belirtti.
"Boyun Eğmedik, Bu Kutlu Millet Davasına Baş Koyduk"
Konuşmasının son bölümünde parti teşkilatına ve dava arkadaşlarına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalbiyle kelamı arasındaki perdeyi kaldırarak adeta tarihi bir iç muhasebe yaptı. Yunus Emre’nin "Bu yol uzaktır, menzili çoktur. Geçidi yoktur, derin sular var" beytini okuyan Erdoğan, bu yola çıkarken uzun ve meşakkatli bir yürüyüşe başladıklarının bilincinde olduklarını dile getirdi. Siyasete adım attıklarında karşilerinde merhum Menderes, Polatkan ve Zorlu'nun idam sehpalarındaki acı hatıralarının durduğunu, geçmiş askeri müdahalelerin ve 28 Şubat gibi vesayet dönemlerinin baskısını üzerlerinde her zaman hissettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı; bu süreçte işkencelerden geçtiklerini, hapislerde yattıklarını, partilerinin kapatıldığını ve öz yurtlarında dışlandıklarını ancak hiçbir zaman korkup vazgeçmediklerini vurguladı.
Bu hareketin kişisel bir rant veya çıkar kapısı olmadığını, ta en başından beri bir millet, memleket, büyük Türkiye ve ümmet davası olduğunun altını çizen Erdoğan; iktidarlarının henüz beşinci yılında açılan kapatma davasını, muhtıraları, sokak hareketlerini, yargı darbelerini, silahlı darbe girişimlerini ve terör saldırılarını anımsattı. Kendilerinden önceki pek çok hükümet gibi idare-i maslahat yapıp rahat koltuklarında oturmak yerine tüm riskleri göze alarak yollara düştüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, çünkü ecdada, şehitlere, ümmete ve aziz millete ödenmesi gereken büyük bir tarih borçları olduğunu söyleyerek konuşmasını noktaladı.

insert_photo
insert_photo
insert_photo
Yorumlar