DSÖ’den zengin ülkelere tepki: Ahlaki çöküş

Henüz birçok ülkede, risk grupları ve sağlık çalışanları aşı beklerken, bazı zengin ülkelerin çocukları aşılamaya başlaması etik olarak tartışma konusu oldu. Bilim çevreleri ise çocukların aşılanmasının hayatiliğini tartışmaya devam ediyor.

DSÖ’den zengin ülkelere tepki: Ahlaki çöküş
Son Güncelleme: 22 Mayıs 2021 Cumartesi 21:29
22 Mayıs 2021 Cumartesi 21:17

Dünyada çocuk yaştakilere koronavirüs aşısının yapılmaya başlanması, dünya kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. ABD, 12-15 yaş aralığındaki 600 bin çocuğa Pfizer aşısı yapıldığını duyurdu. İngiltere ise tüm yetişkinlere, temmuz ayı sonuna kadar ilk doz aşıyı vermeyi amaçlıyor. Çocuklar konusunda ise henüz karar verilmiş değil.

İngiltere'de aşılama çalışmaları ile ilgilenen bir resmi heyette yer alan Profesör Adam Finn, "Şanslıyız ki, bu salgının az sayıda iyi tarafından biri, çocuklara ciddi hastalık tehlikesi yaratmıyor oluşu" diyerek görüşünü açıklıyor.

KORONAVİRÜS KAYNAKLI ÇOCUK ÖLÜM ORANI ÇOK DÜŞÜK

BBC Türkçe'de yer alan habere göre, ileri yaştakilere kıyasla, çocukların kovid-19'u hafif geçirmesi olasılığı çok daha yüksek. Tıp dergisi Lancet'te yayımlanan ve 7 ülkeyi kapsayan bir araştırmaya göre, koronavirüs hastalığına yakalanan her bir milyon çocuk için ölüm yaşanma verisi 2 çocuğun altında çıkıyor.

İngiltere'de şu anda, yetişkinler için kovid-19'u riskli geçirme olasılığı yaratan hastalıkları olan çocuklar dahi aşılanmıyor. Yalnızca, mevcut hastalıkları çok ciddi risk yaratan çocuklar için aşılama tavsiyesi yapılıyor. 

Çocukları aşılamanın olumlu yanlarından biri de, başka hayatlarla olan ilişkisi ve hatta hayat kurtarma olasılığı bulunması. Bir görüşe göre toplum bağışıklığını sağlamak noktasında bu yararlı olacak.

KOVİD-19 AŞISI, BULAŞTIRMA RİSKİNİ ÖNLÜYOR

Koronavirüs aşıları, virüsün yayılmasını engellemekte de çok olumlu sonuçlar veriyor. Çalışmalar, aşının tek dozunun bile, virüse yakalama oranını yarı yarıya azalttığını, dahası virüse yakalanılmış olsa dahi bulaştırma olasılığının yine yarı yarıya düştüğünü gösteriyor.

Çocuklar koronavirüs bulaştırma noktasında büyük rol oynamıyor gibi görünse de daha genç yaştaki çocuklar için durum değişebilir.

Londra'daki Hijyen ve Tropik Hastalıklar Fakültesi'nden Dr. Adam Kucharski, "Orta okul çağındaki çocuklar için bulaştırmaya dair kanıtlar bulunuyor. Bu nedenle aşılama genel bulaş oranları üzerine etki yapabilir" görüşünü aktarıyor.

YETİŞKİNLER AŞILANMADAN TOPLUM BAĞIŞIKLIĞI ÇOK ZOR

Fakat çocukların aşılanmasının yararları noktasında küresel anlamda geçerli bir yanıt yok. İngiltere'de 16 ve 17 yaşındaki çocukların, yüzde 25'inden fazlasının aşılanmamış olmalarına rağmen koronavirüs antikorları olduğu belirlendi. Bu nedenle İngiltere ve benzer durumdaki ülkeler, çocukları aşılamadan, yeterli toplum bağışıklığı oranına ulaşıldığını değerlendirebilir.

Dr. Adam Kucharski, "Durum, salgının sürekli baş göstermediği ve yetişkin aşılamasının kapsamını artıramamış ülkeler için farklı. Bu ülkeler için çocuklar aşılanmadan amaçlanana ulaşılması zor" diyor.

Avustralya, kişisel tereddütlerin, aşılama hedeflerini engellediği ülkelerden biri. Yeni Zelanda ve Tayvan da salgını öylesine iyi ülke dışında tutabildi ki, bu iki ülkede antikor geliştirmiş insan bulmak çok zor.

"ÇOCUKLARIN AŞILANMASI AHLAKİ ÇÖKÜŞTÜR"

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Sekreteri Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, zengin ülkelerin çocuklar ve ergenleri aşılamayı bırakıp ellerindeki aşıları yoksul ülkelerle paylaşması gerektiğini söyledi.

Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, zengin ülkelerde çocukların aşılanmasının ahlaki bir çöküş olduğunu söyledi. Edinburgh Üniversitesi'nden immünolog Prof Eleanor Riley, bu tespitin haklı olduğunu düşünüyor ve "Eğer limitsiz aşı bulunsa 12 yaş üzerindekilere geçilebilir ama yok" diyor.

Riley, başka ülkelerde insanlar yığınlar halinde hayatını kaybederken, ülkelerin vatandaşları olan çocukları öncelemesinin politik bir karar olduğunu söylüyor.

Yorumlar