Suriye’de yaşanan hızlı değişimlerin arkasında, gizli diplomatik masalar ve stratejik pazarlıklar yatıyor. Reuters’ın dokuz kaynağa dayandırdığı habere göre, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD yönetimiyle yaptığı dolaylı ve doğrudan görüşmelerle Washington’un desteğini kazandı. Bu destek, SDG (Suriye Demokratik Güçleri)’nin yıllardır elinde tuttuğu bölgelerin askeri operasyonla hızla ele geçirilmesinde kritik rol oynadı.
Kaynaklara göre görüşmeler, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya iki önemli kazanım getirdi; ülke topraklarının tek yönetim altında birleştirilmesi yönündeki taahhüdünde ilerleme ve ABD Başkanı Donald Trump yönetimi için tercih edilen ortak konumuna yükselme.

Operasyon sonucunda SDG'nin sürdürmeyi hedeflediği özerk yapı fiilen ortadan kalkarken, Washington’un Şara’ya vereceği desteğin sınırları da test edildi.
ABD’nin Suriye özel temsilcisi Tom Barrack, Washington’un artık Şam’la çalışabileceğini ve SDG için ayrı bir rol öngörmediğini söyledi. ABD’li bir kaynak yine Reuters'a “Görünüşe göre Şara usta bir stratejist,” ifadelerini kullandı.

Operasyon fikri haftalar önce gündeme geldi
ABD, SDG’yi 2015’ten itibaren DEAŞ’i Suriye’nin kuzeydoğusundan çıkarmak için desteklemişti. SDG daha sonra bu bölgede kendi sivil ve askeri kurumlarıyla özerk bir yapı kurmuştu. 2024 sonunda Şara'nın liderliğindeki muhalif güçler, uzun yıllar ülkeyi yöneten Beşar Esad’ı devirdi ve SDG bölgeleri dahil tüm Suriye’nin kontrolünü amaçladıklarını açıkladı.
2025 yılı boyunca süren görüşmelere rağmen yıl sonu için belirlenen “SDG’nin Şam’a entegrasyonu” takvimi ilerlemedi. Bu aşamada askeri seçeneğin ağırlık kazandığı belirtiliyor.
4 Ocak’ta Şam’da Suriyeli yetkililer ile SDG temsilcileri arasında yapılan toplantı, Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldı. Üç SDG'li toplantının “sert biçimde” kapatıldığını aktardı.
Paris görüşmeleri ve İsrail boyutu
Ertesi gün Suriyeli bir heyet, ABD arabuluculuğunda İsrail’le güvenlik anlaşması görüşmek üzere Paris’e gitti. Şam yönetimi, İsrail’i SDG’ye destek vermekle suçluyor ve Paris’te İsrailli yetkililerden SDG'yi “entegrasyonu geciktirmekten vazgeçirmelerini” istedi.
İki Suriyeli kaynak, toplantıda Şam’ın “sınırlı bir operasyon” önerdiğini ve itirazla karşılaşmadığını söyledi.

Suriye bilgi ve dışişleri bakanlıkları Reuters’ın Paris toplantısına ilişkin sorularına yanıt vermedi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Barrack’ın, SDG’nin entegrasyonunu teşvik eden ve ABD’nin uzun vadeli askeri varlık istemediğini belirten açıklamasına atıf yaptı.
İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ise, “Paris’teki üçlü toplantının tamamına bizzat katıldım. İsrail’in Suriye ordusunun Kürtlere saldırmasını onayladığı iddiası yanlıştır,” dedi.
Türkiye’den ‘Siviller korunursa itiraz yok’ mesajı
Bir Suriyeli yetkili, Ankara’nın Şam’a “ABD’nin, Kürt siviller korunursa operasyonu onaylayacağını” ilettiğini söyledi. Bir SDG yöneticisi Reuters'a “Paris’teki anlaşma bu savaşa yeşil ışık yaktı” dedi ve ekledi:
'Koalisyon güçlerinin ve Amerikalı yetkililerin yaptıkları kabul edilemez. Prensipten mi yoksunsunuz? Müttefiklerinizi bu kadar kolay mı yüzüstü bırakıyorsunuz?'
Operasyonun başlamasından iki hafta sonra Washington’un SDG’ye destekten geri adım attığı sinyalleri gelmeye başladı. Bir ABD’li diplomat, bir Suriyeli kaynak ve dosyaya hakim başka bir isim Reuters’a bunu doğruladı.
17 Ocak’ta Barrack’ın Irak'ta SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile görüştüğü ve ona “ABD’nin çıkarlarının Şara ile örtüştüğünü” söylediği belirtildi, SDG’li bir yetkili bunu reddetti.

ABD ordusundan kaynaklar Washington’un SDG’ye “Kürt sivillerin zarar görmesi veya DEAŞ tutuklularının bulunduğu merkezlerin istikrarsızlaşması halinde koruma sağlayacağı” yönünde güvence verdiğini söyledi.
Suriye ordusu, başlangıçta belirlediği sınırların ötesine geçince ABD, ilerleyişi durdurma çağrısı yaptı ve koalisyon uçakları bazı bölgelerde uyarı fişekleri attı. Buna rağmen Kürtler, ABD’nin beklentileri karşılamadığını söyledi.
Şara cephede fazla ileri gitti
ABD’li üç kaynak, operasyonun son aşamasında Şara’nın “eli fazla zorladığını” belirtti. Suriyeli birlikler SDG’den Arap nüfuslu bölgeleri hızla aldı ve ilerlemeyi sürdürdü. 19 Ocak’ta, önceki gün ilan edilen ateşkese rağmen, Kürtlerin elindeki son kentler kuşatma altındaydı.
ABD yönetimi, ateşkesin ihlal edilmesine ve Kürt sivillere yönelik olası kitlesel şiddete öfkelendi. İki kaynağa göre ABD’li bazı Kongre üyeleri, çatışmaların sürmesi halinde Şam’a yaptırımları yeniden gündeme aldı.

Beyaz Saray’dan bir yetkili Reuters’a, ABD’nin gelişmeleri “ciddi kaygıyla” izlediğini ve tüm taraflara “tüm etnik ve dini azınlık gruplarının korunmasını” önceleme çağrısı yaptığını söyledi.
SDG'nin elinde kalan son bölgelerine yaklaşan Şara, salı günü ani bir kararla yeni ateşkes ilan etti ve SDG’nin hafta sonuna kadar entegrasyon planı sunması halinde ilerlemeyeceğini açıkladı.
Üç ABD’li kaynağa göre bu açıklama, Washington tarafından “yeterli” bulundu. Dakikalar sonra Barrack, SDG’nin özgün amacının yani DEAŞ’e karşı mücadele görevinin “büyük ölçüde sona erdiğini” ve SDG için en büyük fırsatın yeni Şam yönetimi altında olduğunu belirten açıklamasını yayımladı.
insert_photo
insert_photo
insert_photo
Yorumlar