
Yunan medyasındaki analize göre; ABD'nin bölgesel krizlerle meşgul olduğu, İsrail'in çok cepheli bir savaşın yükünü taşıdığı ve İran'ın sadece kendi nüfuzunu korumaya çalıştığı bu kaotik ortamda, Türkiye çatışmalara doğrudan dahil olmadan stratejik ağırlığını artırmayı başardı. Hem Washington hem de Tahran ile diyalog kanallarını en başından beri açık tutabilen Ankara, krizin maliyetlerini üstlenmeden etkisini genişleten ana güç olarak tanımlandı.

Yunanistan'ın uluslararası hukuka ve müttefik desteğine aşırı güvenerek "kendini kandırdığı" vurgulanan yazıda, Atina yönetimine yönelik çok sert eleştiriler ve tespitler yer aldı:

Vazgeçilmez Aktör: Türkiye; NATO içindeki sarsılmaz konumu, Avrupa'nın enerji güvenliğindeki kritik rolü ve Orta Doğu'daki olası diplomatik süreçlerdeki arabuluculuk gücüyle Washington ve Brüksel nezdinde önemini katladı.

Acı Gerçek: Analizde yer alan "Yunanistan'a ne kadar acımasızca gelse de Batı artık Türkiye'yi daha çok seviyor ve önemsiyor" ifadesi dikkat çekti. Büyük güçlerin haklılığa değil, çıkarlarına ve işlevselliğe göre hareket ettiği hatırlatıldı.