Lübnan ateşkesi çökerken Paris karıştı: Sol lider Mélenchon, İsrail’e karşı askeri ve diplomatik koalisyon istedi
Fransa’da sol muhalefetin en güçlü figürü, Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin lideri ve 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin güçlü adayı Jean-Luc Mélenchon, Lübnan’daki işgal alanını genişleten ve ateşkesi ihlal eden İsrail’e karşı ezber bozan bir çıkış yaptı. Mélenchon, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a seslenerek, Binyamin Netanyahu hükümetine karşı Birleşmiş Milletler (BM) şemsiyesi altında askeri ve diplomatik bir "uluslararası koalisyon" kurulmasına Fransa'nın öncülük etmesini talep etti. Sol lider, Hürmüz Boğazı'ndaki Fransız uçak gemisinin de Akdeniz'e çekilerek İsrail'e karşı caydırıcı bir güç olarak kullanılması imasında bulundu.
"Ahlaki destek yetmez, işgale karşı uluslararası cephe kurun"
Jean-Luc Mélenchon, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Orta Doğu'daki liderlerle yaptığı diplomatik temaslara ilişkin sosyal medya paylaşımını alıntılayarak Paris yönetiminin Lübnan politikasını sert sözlerle eleştirdi. Sadece kınama mesajlarının işgali durdurmaya yetmeyeceğini belirten Mélenchon, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Cumhurbaşkanı, Lübnan'a verdiğiniz ahlaki desteği elbette takdir ediyorum. Ancak sizi bu desteği daha somut hale getirmeye; Netanyahu ordusunun bu dost ülkenin sınırlarından derhal çekilmesini sağlamak için işgale karşı askeri ve diplomatik bir uluslararası cephe kurulmasına öncülük etmeye davet ediyorum. Fransa'nın öncülük edeceği böyle bir koalisyon, BM'de de ezici bir çoğunluğun desteğini alabilir, bölgedeki ateşkesin uygulanmasını sahada denetleyebilir. Tabii ki bu süreçte İran'ın da saldırılarına tamamen son vermesi gerekiyor."
"Charles de Gaulle uçak gemisi Hürmüz'de değil Akdeniz'de olmalı"
Fransız sol lider, İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü operasyonları "soykırım" olarak nitelendirerek, Fransa'nın elindeki askeri gücü küresel bir sembol olarak masaya sürmesi gerektiğini savundu. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan bölgesel savaşın ardından gerilimi düşürmek adına şu an Hürmüz Boğazı açıklarında konuşlandırılan Fransa'nın amiral gemisi nükleer uçak gemisi Charles de Gaulle üzerinden Macron hükümetine net bir rota çizdi:
"Netanyahu'ya, bizim iç seçimlerimize müdahale etmesinin ve dost ülkelerimizi işgal etmesinin Fransız halkı tarafından doğrudan bir tehdit olarak algılandığını hatırlatmamız gerekiyor. Bu mesajı net vermek adına, Charles de Gaulle uçak gemisi şu an bulunduğu Hürmüz Boğazı'ndan ziyade, Akdeniz'e getirilerek Netanyahu'ya karşı çok daha faydalı ve caydırıcı bir sembol olarak kullanılmalıdır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) acilen İsrail'i kınamalı ve işgal edilen topraklardan çekilmesini garanti altına almalıdır."
Lübnan'da pamuk ipliğine bağlı ateşkes süreci ve ağır bilanço
Ortadoğu'da 2 Mart tarihinde İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine yönelik başlattığı yoğun hava ve kara harekatı, diplomatik girişimlere rağmen durdurulamıyor. Bölgede barışın sağlanması için yürütülen çabalar ve sahadaki son durum ise kronolojik olarak şu şekilde seyretti:
2 Mart: İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik topyekun işgal ve hava saldırıları dalgası başlattı. Lübnan hükümeti, saldırılar nedeniyle evlerini terk ederek yerinden olan sivillerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurdu.
17 Nisan & 24 Nisan: ABD arabuluculuğunda Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkes ilan edildi. 24 Nisan'da ise ABD Başkanı Donald Trump, bu geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını açıkladı.
14-15 Mayıs: Taraflar ABD gözetiminde üçüncü tur görüşmeler için masaya oturdu. 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün daha uzatılmasına ve haziran ayının ilk günlerinde dördüncü tur müzakerelerin başlamasına karar verildi.
25 Mayıs (Kritik Eşik): İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkese rağmen orduya Lübnan'a yönelik saldırıların ve baskının daha da artırılması talimatını verdiğini ilan etti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı son resmi verilere göre, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Lübnan vatandaşlarının sayısı 3 bin 412'ye yükseldi. Sahadan gelen son raporlar, İsrail ordusunun ateşkes kararlarına rağmen sınır hattındaki ev yıkımlarını ve nokta operasyonlarını sürdürdüğünü; Hizbullah'ın ise bu ihlallere misilleme olarak İsrail askeri birliklerini füzelerle hedef almaya devam ettiğini gösteriyor.