MHP lideri Bahçeli'den Lütfü Türkkan'a tepki: Düşman dili

MHP lideri Devlet Bahçeli, İYİ Partili Lütfü Türkkan'a tepki göstererek, "Bir şehidimizin bacısına küfretmek soysuzluktur, şerefsizliktir, düşman dilidir" dedi

MHP lideri Bahçeli'den Lütfü Türkkan'a tepki: Düşman dili
Son Güncelleme: 9 Kasım 2021 Salı 13:43
9 Kasım 2021 Salı 11:13

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 83'üncü yıldönümüne ilişkin, "Geride bıraktığı muhteşem eserleri, müstesna hizmetleri mahşeri vicdanda ebediyen hükmünü koruyacaktır. Dehasının başında kuvvetli öngörüsü gelmektedir. Türk milletinin varlığına kast eden her türlü tehdidin farkına vararak milleti uyandırmış, bağımsızlık meşalesi yakmıştır. Tüm dünyanın Türkiye'ye gıptayla bakmasına neden olmuştur. O Türk tarihinin ortak değeridir. Yaşananlar, düşmanlarla, ihanetlerle, isyanlarla her Türk vatandaşının iyi öğrenmesi gereken bir dönemdir. Atatürk bir yandan Türk milletinin kendine güvenini güçlendirirken, diğer yandan da milletin arasına nifak sokanlarla mücadele etmiştir. Selanik'te doğan, 57 yıllık bir hayata devasa bir ömrü sığdıran Mustafa Kemal Atatürk'ü herkes saygıyla anacaktır" dedi.

Bahçeli, "Bir mücadelenin sürekli olması kadar, haklı olması hayat kaidesidir. Türk milleti haklı mücadelesiyle sivrilmiş, gönüllerde taht kurmuştur. Milletimizin şerefli varlığı zulümle anılmamış, haksızlıkla karşılaşmamıştır. Mehmetçik unvanının ismi, babası Bigalı Mehmet Çavuş bunlardan birisidir. Çanakkale Savaşları'nda tüfeğini kırıp düşmana fırlatan, taşları düşmana atan Bigalı Mehmet Çavuş ve nice kahramanlarımız milletimizin yüz aklarıdır. Bugün de istiklal ve istikbalimizi korumak amacıyla vatan evlatlarının hasbi mücadeleleri tarihin tekrarından başka bir şey değildir. Hiçbir siyasi hedef, hiçbir siyasi plan Türk milletinin varlığından, egemenlik haklarından, geleceğinden ve güvenliğinden daha öncelikli değildir" diye konuştu.

Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:

"Terörle mücadeleyi engellemek, terörizmin değirmenine su taşımak için devamlı faaliyet içinde bulunan siyasi partilerin milli güvenlik tehdidi haline geldiğini görmek zorunluluktur. Fırsat kollayan siyasi parti ve STK kisvesine bürünmüş odakların adalet, ekonomi, hukuk, özgürlük gibi kavramları sık sık telaffuz etmeleri yalan ve riya numunesidir. Türkiye'nin ayağından çekiştirenler boş durmuyorlar. Fitnenin birisi biterken, diğeri başlamaktadır.

"AHLAKSIZ TEZVİRATLAR"

Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlığıyla ilgili yayılan ahlaksız tezviratlar, gözümüzden kaçmayan alçaklıklardır. Siyasi, ekonomik ve diplomatik saldırlar artmaktadır. Türkiye'nin sırtına hançer saplamak isteyenlerin fırsat kollamaları her karanlık yola müracaat etmeleri görülmektedir. Adına Millet denen aslında zillet olan ittifak, Türkiye'nin önünü kesmek için adeta yarış halindedir. CHP tezkereye hayır diyerek tarihte kırılma yaşamıştır. Çanakkale ruhunu sarsan, milli mücadeleyi satan CHP Genel Başkanı ve yönetiminin ne yatacak ne sığınacak yeri kalmıştır. CHP ile yüzleşmek demek, Türkiye'nin huzursuzluk devirlerine ayna tutmak demektir.

KILIÇDAROĞLU'NA: MERTSEN, GÜCÜN YETİYORSA...

Kemal Kılıçdaroğlu bir sonuçtur, sebepler ise CHP'nin son 50 yıllık tarihinde yatmaktadır. Kılıçdaroğlu'nun istikameti şaşmış, tüm yolları Kandil'e açılmıştır. Teröristlerle mücadeleye karşı çıkan CHP'dir ve bu güvenlik sorunu tarafını ve tercihini şeytandan yana kullanmıştır. CHP'ye oy veren kardeşlerimiz şaşkındır. İyice sıkışan, minderden kaçmak için çareler arayan Kılıçdaroğlu soluğu Yozgat'ta almıştır. 'Kandil denen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana da Kılıçdaroğlu demesinler' demiş. Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış. Kılıçdaroğlu'nun hali pür meali budur. Kandil'e yuva değil, mağara delikleri vardır, tezkereyle teröristleri o deliklerde yok edeceğiz. Ağzına PKK'yı al da görelim. Hainsin, canisin diye seslen de tavrını görelim. Teröristler sadece Kandil'de değil, Irak ve Suriye'nin kuzeyinde yuvalanıyorlar. Selahattin Demirtaş Kandil yetiştirmesi azılı ve kanlı bir teröristtir. İşine gelmediği için bu yakıcı gerçeği görmek istemiyorsun. Meşru kabul ettiğin HDP, PKK'nın ayağıdır. Diyarbakır başta olmak üzere, analar evlatlarını almak için HDP il binaları önünde nöbet tutuyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu eğer mertsen, gücün yetiyorsa, gözün kesiyorsa HDP'li yoldaşlarının karşısına dikil de Kandil'i yerle yeksan edeceğini söyle. Haykır da adam mısın, değil misin karar verelim."

KILIÇDAROĞLU'NDAN BÜYÜKELÇİLERE MEKTUP

"10 büyükelçi tarafından açıklanan muhtıranın külleri soğumadan, aynı maksada hizmet için şimdi de Kılıçdaroğlu karşımıza çıkmıştır" diyen MHP lideri Bahçeli, "Büyükelçilere mektup göndermiştir. Bu krizdir. Bu 5 Kasım skandalı olarak tarihe geçecektir. Türkiye alerjisi ile yazılmış satırlarda Kılıçdaroğlu jurnalcilik yapmıştır. Mektupta diyor ki, 'Ülkenizdeki yatırımcılar Kanal İstanbul projesini desteklememelidir. Bu ülkemiz ile dünyanın iklimine zarar verecektir. İstanbul'a ihanet dünyaya ihanet anlamına gelmektedir.' Sözün anlamını kaybettiği noktadayız. Bir muhalefet partisi iktidarın yapmak istediği projeye itirazı kategorik ret olabilir. Bunu millete anlatması, yetkiyi aldığında gereğini yapmasıdır. CHP Genel Başkanı'nın yabancı sefirlere Türkiye'nin iç meselesi olan bir projeyle ilgili mektup yazması kimleri terkibidir? Sayın Kılıçdaroğlu ne hallere düştün? Türkiye'nin bir meselesini yabancı büyükelçilere nasıl bir mantıkla şikayet edip, yardım dileniyorsun? Hiç mi gocunmadın, utanmadın, sıkılmadın. Yabancı büyükelçilere bir projeyi nasıl ispiyonlarsın. 18 Ekim bildirisinin siyasi ayağı sensin. Kılıçdaroğlu demokrasiye kara çalmıştır. CHP milli iradeyle yollarını ayırmıştır. CHP'ye gönül veren kardeşlerim ya Kılıçdaroğlu'ndan kurtulacak, ya da partilerinin siyaset çöplüğüne gitmesini izleyecektir. Kılıçdaroğlu'nun suyu ısınmış, miadı dolmuştur. Bu mektup bir rezalettir. Sayın Kılıçdaroğlu tarihten de mi ders almadın? Nasıl bir hüsran, nasıl bir tüneldesin? İstanbul'un sorunlarını gidermek varken, sen kime ne anlatmaya çalışıyorsun? Bugünkü CHP yönetimine gelecek emanet edilebilir mi? Kılıçdaroğlu ve ekibi geçmişlerine kalın bir sünger çekmiştir."

"Terörle mücadele aynı zamanda vatan, millet, beka, bağımsızlık mücadelesidir" diyen Bahçeli, "Allah'ın izniyle terör musibetinin kökü kazınacaktır. CHP, HDP ve diğerleri istedikleri kadar tezkereye hayır desinler, yararsızdır, sonuçsuzdur. Türk milleti tezkere kaçaklarına siyasi tasdiknamelerini hazırlamış, 2023 Haziranı'nda teslim etmek için beklemektedir" ifadelerini kullandı.

"KANDİL'E TÜRK BAYRAĞI DİKİLMELİ"

"Gerekirse Kandil'e Türk bayrağı dikilmelidir" diyen Bahçeli, "Bu işin başka çaresi kalmamıştır. Onlar göz boyamak için dedikodu yapsınlar millet bunları zifte bulayacaktır. Kimin eli kimin cebinde belli değildir. Bölgemiz asimetrik çatışmaların merkez üssüdür. Erbil'de bir toplantı yapılmış, Irak asıllı Yahudilerin dönmesi için düğmeye basılmıştır. 7 Kasım'da Irak Başbakanı Kazimi'ye suikast girişiminde bulunulmuştur. Balkanlar diken üstündedir. Bosna Hersek huzursuzluğun pençesindedir. Türkiye her taraftan kuşatılmıştır. Biz bu kuşatmayı yaracağız. CHP, HDP, İP ve diğer yandaşları ne kadar direnirse dirensinler Türkiye zulme, teröre, hıyanete teslim olmayacaktır. Bizi biz yapan ne varsa hedef alınmaktadır."

LÜTFÜ TÜRKKAN'A TEPKİ

Şehit ailesine küfrettiği gerekçesiyle partisindeki görevinden istifa eden İYİ Partili Lütfü Türkkan'a tepki gösteren Bahçeli, "Bir şehidimizin bacısına küfretmek soysuzluktur, şerefsizliktir, düşman dilidir. İçinde insan sevgisi, şehit saygısı olan hepimizin yüreğini dağlamıştır. 'Burası Kürdistan' diyene tık yok, şehit bacısına küfür vardır. Allah'tan niyazım ne yaptıklarıyla karşılaşmasıdır. Benim İmralı canisiyle mektuplaştığımı söyleyen ispat etmezsen müfterisin. Şehidimizin bacısına küfre CHP'den en küçük tepki gelmedi" ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar