Abdülkadir Selvi: İki lider, iki strateji

Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi "İki lider, iki strateji" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Abdülkadir Selvi: İki lider, iki strateji
Son Güncelleme: 23 Ağustos 2019 Cuma 12:04
6 Ağustos 2019 Salı 09:54

Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi "İki lider, iki strateji" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Önümüzdeki süreci iki lider şekillendirecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyorum. Bunu söylerken sistem gereği en küçük partinin liderinin dahi siyaseti etkileme gücüne sahip olduğu gerçeğini inkâr edemeyiz. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu önplana çıkarken, Bahçeli’nin, Akşener’in, Karamollaoğlu’nun etkileme gücünün olmadığını kast etmiyorum. Tam aksine önümüzdeki süreçte bırakın mevcut liderleri, Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu da tercihleriyle süreci etkileme şansına sahip olacaklar. Ekrem İmamoğlu isminin altını özellikle çiziyorum. Artık Ekrem İmamoğlu’suz siyaset denklemi kurulamaz.

İki ana aktör olması nedeniyle Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’nun hamleleri nehrin akışını belirleyecek. O nedenle iki liderin stratejisi çok önemli. Siyaset dili ve tarzları önümüzdeki sürecin yönünü tayin edecek. O derece iddialı konuşuyorum.

Erdoğan’ın kişiliğiyle bütünleşmiş bir siyaset dili var. Erdoğan, kutuplaştırıcı siyaseti tercih ediyor. İktidar ile muhalefeti kutuplaştırıp aralarındaki oy geçişini engellemeyi amaçlıyor. Bunu CHP ve Kılıçdaroğlu üzerinden yapmayı tercih ediyor. “CeHaPe” ve “Bay Kemal” söylemini kullanıyor. Erdoğan, İzmir-Bursa otoyolunun açılışında da Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. “Senin aklın buna ermez Bay Kemal, anlamazsın bu işlerden” diye seslendi. Bu strateji yerel seçimlere kadar kazandırdı.

Seçimlerin ardından Erdoğan’ın dilinde, siyaset tarzında bir değişiklik olacak mı sorusu gündemdeydi. Görünen o ki Erdoğan geleneksel siyaset tarzını sürdürecek.

Yeni partiye sinyal

Cumhurbaşkanı bu süreçte sadece görünür muhalefetle mücadele etmeyecek. Bir de görünmez muhalefetle uğraşmak zorunda kalacak. AK Parti içinden çıkarak yeni parti kuracaklardan söz ediyorum. Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nu kast ediyorum. Peki Erdoğan onlara karşı nasıl bir strateji izleyecek? AK Parti’nin siyasal tarihi açısından önemli bir nokta. Elbette ki bunu Erdoğan bayramdan sonra sahalara çıkıp Konya ve Kayseri mitinglerini yaptığında daha net göreceğiz. Ancak siyaset biraz da semboller üzerinden yapılır. Cumhurbaşkanı Erdoğan dikkat çekici bir ziyaret yaptı. Süheyb Öğüt ve gazeteci Hilal Kaplan’ın başında bulunduğu Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi’ni ziyaret etti. Bosphorus Global, Ahmet Davutoğlu’nun başkanlıktan istifa ettirilme sürecindeki “pelikan bildirisi” ile gündeme gelmişti. Tam da Abdullah Gül-Ali Babacan partilerinin kurulacağı bir dönemde, tam da Ahmet Davutoğlu’nun parti kurma çalışmalarını yoğunlaştırdığı bir sırada bu ziyaret önemli bir mesajdı. Erdoğan, bu ziyaretiyle yeni parti kuracaklara mesaj verdi. Daha doğrusu yeni parti kuracak olanlarla hangi yöntemlerle mücadele edeceğinin sinyalini verdi. İlginç bir dönem.

Bu içeriğimize de göz atabilirsiniz clear_all

Yorumlar