Bakan Pekcan: İhracatçılarımıza 3 milyar 754 milyon lira destek vermeyi öngörüyoruz

Ticaret Bakanı Pekcan, "İhracatta devlet destekleri kapsamında yıl sonuna kadar ihracatçılarımıza 3 milyar 754 milyon lira destek vermeyi öngörüyoruz." dedi.

Bakan Pekcan: İhracatçılarımıza 3 milyar 754 milyon lira destek vermeyi öngörüyoruz
Son Güncelleme: 8 Kasım 2019 Cuma 15:54
8 Kasım 2019 Cuma 15:51

Ticaret Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunum yapan Pekcan, yılın ilk 10 ayındaki dış ticaret rakamlarını değerlendirerek, dış ticaret dengesine 29 milyar 118 milyon dolarlık pozitif katkı sağlandığını belirtti.

Pekcan, net ihracattaki bu olumlu performansın ekonomik büyümeye ciddi bir katkı sağladığını ifade ederek, 2019 yılının ilk yarısında net ihracatın büyümeye katkısının 9,7 puan olduğunu söyledi.

Miktar bazında bakıldığında da ihracatın ilk 8 ayda miktar endeksine göre yüzde 8,5 arttığını anlatan Pekcan, ihracatın miktar bazında artışın ilerisi için olumlu sinyal verdiğini kaydetti.

Pekcan, ithalatın önemli bir kısmı dolar üzerinden olurken, ihracatın önemli bir kısmının avro üzerinden yapıldığına işaret ederek, "Geçtiğimiz 9 aylık süreçte avro/dolar paritesi geçen seneye göre yüzde 5,9 oranında gerilemenin ihracatımıza da 3,92 milyar dolarlık negatif etkisi olduğunu da görüyoruz." diye konuştu.

İhracatın ithalatı karşılama oranında yakalanan mevcut iyileşmenin belli ölçüde korunabileceğini vurgulayan Pekcan, bu amaca yönelik olarak yapısal politika adımlarımızla ithalata olan bağımlılığı düşürmeyi ve ileri teknoloji içerikli ihracatı ve üretimi artırmayı hedeflediklerini bildirdi.

Pekcan, Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılara sağladıkları teknik ve mali desteklerle, ticari diplomasi bağlamındaki temaslarıyla, uluslararası hukuk temelinde Türkiye'nin ticari hak ve menfaatlerinin geliştirilmesi yönünde attıkları adımlarla ihracatçının önünü açmak için çalıştıklarını kaydetti.

Pekcan, çağın gereklerine uygun yenilikçi politikaları takip ederek, dijital ekonomiye geçişe özel önem verdiklerini belirtti.

Bakanlık tarafından dış ticarette öncelikli hedef ülkeler seçtiklerini hatırlatan Pekcan, Kimya, Makine, Otomotiv, Elektrik-Elektronik ve Gıda sektörlerinde dünya ihracatında yüzde 0,76 olan Türkiye'nin payının yüzde 1’e yükseltilmesini hedeflediklerini vurguladı.

Pekcan, ihracata ilk hazırlıktan, pazarlama kabiliyetlerinin geliştirilmesine ve dış pazarda tutunup markalaşmaya kadar, firmaların yetkinlik düzeyine göre farklılaşan özel destek mekanizmalarının mevcut olduğuna değinerek, "Bütçemiz içinde en büyük kalemi oluşturan ihracatta devlet destekleri bağlamında bu yıl ihracatçılarımıza yaklaşık 3 milyar 754 milyon TL destek vermeyi öngörüyoruz." dedi.

11 bin 952 ihracatçıya yeşil pasaport

İhracatın hemen her alanıyla ilgili kritik desteklerinin söz konusu olduğunu belirten Pekcan, "Bugüne kadar 11 bin 952 ihracatçımıza hususi damgalı yeşil pasaport temin ettiğimizin de altını çizmek isterim." ifadesini kullandı.

Pekcan, Türkiye'nin, sağlık hizmetlerinden bilgisayar oyunlarına, müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetlerinden dizi film ihracatına kadar pek çok alanda rekabet gücü yüksek ihracatçı ülke konumunda olduğunu vurgulayarak, "Müteahhitlik firmalarımız 126 farklı ülkede toplamda 9 bin 900 proje ile 392,7 milyar dolarlık fiili proje gerçekleştirmiş bulunmaktadır. " diye konuştu.

İhracatta devlet desteklerini esnaf-sanatkara açmak için mevzuat çalışmalarını tamamladıklarını anlatan Bakan Pekcan, bazı faaliyet kollarındaki esnafın, özellikle e-ticaret imkanlarından faydalanarak ihracata adım atabilmesi için eğitimleri sürdürdüklerini belirtti.

Eximbank'ın sigorta imkanları geliştirilecek

Serbest bölgelere ilişkin verileri paylaşan Pekcan, "Ülkemiz genelinde 18 serbest bölgemizde Ekim 2019 itibarıyla toplam ticaret hacmi 16,1 milyar dolara, istihdam 73 bin 922’ye ve buradan yapılan ticaretin içinde ihracatın payı da yüzde 71'e ulaştı." diye konuştu.

Pekcan, sanayi ürünleri grubunda Türkiye'den yapılan yüksek teknolojili ürün ihracatının payının son 10 yılda yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleştiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Serbest bölgelerimizden yapılan yüksek teknolojili ürün ihracatının payı yüzde 9'dur. Bu doğrultuda serbest bölgelerimizin bu potansiyelini güçlendirmek amacıyla Yeni Nesil İhtisas Serbest Bölgeleri'ni kuruyoruz. Burada teknoloji odaklı yatırımların ve ihracatın desteklenmesini özendireceğiz. Bu konudaki mevzuat çalışmalarımızı da tamamladık. Hedefimiz bu bölgelerden yapılan yüksek teknolojili ürün ihracatını OECD ortalaması olan yüzde 14'e ulaştırmak."

Türk Eximbank'ın ihracatçılara sunduğu finansal ürünlere de değinen Pekcan, ihracat kredilerinin yüzde 53'ünü Türk Eximbank'ın tek başına sağladığını aktardı.

Pekcan, Türk Eximbank'ın finansman desteğini bu yıl 48,4 milyar dolara çıkaracaklarını belirterek, "Eximbank'taki KOBİ oranını artırmayı ve tabana yaymayı, firma sayısını artırmayı hedefliyoruz. Müşteri sayısında 11 bin 897'ye ulaştık, 12 bin 500'e çıkarmayı hedefliyoruz. KOBİ oranı yüzde 73'e ulaştı sayılır, hedefimizi yakaladık. Eximbank'ta sigorta konusunda yeniden yapılandırmaya gidiyoruz. Uluslararası Eximbanklarda olduğu gibi kur riski, akreditif teyit ve politik risk sigortası dahil olmak üzere Eximbank'ın sigorta imkanlarını genişletiyoruz." diye konuştu.

Ticarette yoğun diplomasi trafiği

Pekcan, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi konusunun gündemlerinde olduğuna işaret ederek, "Geçen hafta yayımlanan değerlendirme raporunda, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin AB'nin ticaret gündeminin önemli bir önceliği olmaya devam ettiği vurgulandı. Biz de AB Komisyon Başkanın göreve gelmesiyle ikili temaslarımıza yeniden başlayacağız." diye konuştu.

Brexit sürecini de değerlendiren Pekcan, Birleşik Krallığın Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı 2. ülke olduğunu, teknik seviyede görüşmelerin devam ettiğini, iş dünyasının en az oranda etkilenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Pekcan, Türkiye'nin ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi olduğunu hatırlatarak, ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross ile her koşulda iletişimi sürdürdüklerini, sektör bazında derinleştirerek çalışmalarına devam ettiklerini aktardı.

21 sanayi girdisine tarife kontenjanı

Ticaretteki korumacı politikaların dış ticarete etkisini anlatan Pekcan, "2017'de ihracatımızın 893 milyon dolarlık kısmı ticaret politikası önlemlerine tabi iken, 2018'de bu miktar 7,2 milyar dolara ulaştı." dedi.

Pekcan, Türkiye'nin ABD ve Fas'a karşı çelik sektöründe Dünya Ticaret Örgütü nezdinde iki dava kazandığını hatırlatarak, iki ülkenin temyize gittiğini, ABD'nin çeliğe açtığı koruma önlemine karşı ise panel sürecinin devam ettiğini aktardı.

Yerli üreticiyi ithalattan kaynaklanan haksız rekabet ve zarara karşı korumak için ticaret politikası önlem ve araçlarını kullandıklarını belirten Pekcan, şöyle devam etti:

"Yerli sanayimizi korumak için uyguladığımız tüm ticaret politikası önlemlerinin kapsadığı ithalat değeri 2018'de 41,6 milyar dolarla toplam ithalatımızın yüzde 18,7'sine tekabül etmektedir. Ayrıca 21 sanayi girdisinde tarife kontenjanı açtık, Türkiye'de üretimi bulunmayan özel nitelikli girdilerle sanayicimize gümrüksüz ithal hakkı sağlayarak 103 milyon dolarlık katkı sağladık."

Yorumlar