Cumhurbaşkanı Erdoğan: Artık ne verirsin demeyeceğiz, ne alırsın diyeceğiz

Ay Yıldız Projesi Temel Atma Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı "Artık İHA'mız SİHA'mız ve TİHA'mız var. Savunma sanayiinde ihraca başladık. Artık ne verirsin demeyeceğiz, ne alırsın diyeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Artık ne verirsin demeyeceğiz, ne alırsın diyeceğiz
Son Güncelleme: 30 Ağustos 2021 Pazartesi 16:54
30 Ağustos 2021 Pazartesi 16:50

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ay Yıldız Projesi Temel Atma Töreni'nde konuştu. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"30 Ağustos ruhunu nesilden nesile aktararak istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktaki kararlılığımızı tüm dünyaya göstermeye devam edeceğiz. Bir kez daha milletimizin ve ordumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ediyorum.

Bugün böyle anlamlı bir günde Ay Yıldız Projesi'nin temel atma töreni vesileyle bir araya gelmemizi de önemli bir mesaj olarak görüyorum.
 
Türkiye'nin gelişen ve değişen savunma ihtiyaçları, tüm birimlerin ortak bir çatı altında güçlü bir altyapıyla faaliyet göstermesini mecburi hale getirmiştir. Ay Yıldız Projesi ile Milli Savunma Bakanlığımızı, Genelkurmay Başkanlığımızı, tüm kuvvet komutanlıklarımızı bir araya toplamış oluyoruz.

Siber güvenliğin, siber savunmanın konuşulduğu böyle bir dönemde bize şu anda temelini atacağımız böyle bir ay yıldız projesi yakışır dedik. Amacımız cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümü olan 29 Ekim 2023 tarihinde bu projeyi tamamlayarak hizmete açmaktır.

Burada bir defa savunma noktasında da merkezi bir savunma sistemini, müşterek bir savunma sistemini bulunduracağız. Duruşuyla düşmana korku, dosta güven veren bir yapıyı meydana getirmiş olacağız.

Milletimiz kadim çağlardan beri anadoluda mevcudiyet göstermiştir. Anadolu merkezli en büyük devletimiz olan Osmanlı'nın Söğüt'te diktiği ulu çınar yaklaşık 600 yıl yaşamıştır. Ferman Bey, buranın çınarlarını unutmayalım. Tabii ki çamları da unutmayacağız. Ama çınarlar burada inşallah savunma sistemimizin ne kadar güçlü olduğunun işareti olacak. Sonbaharda yaprakları dökülüyor ama, bunları Cumhurbaşkanlığı'ndaki gibi takviyeyle çok daha farklı bir hale getirebiliriz.

İstanbul'un ve Anadolu'nun vatanımız olmasını kabullenemeyenler, zaman zaman iç dünyalarındaki özlemi dışa vurmaktadırlar. Gezi olaylarında duvarlara kazınan 'Zulüm 1453'te başladı' ifadesi de bunlardan biridir.

Gazi Mustafa Kemal'in geniş vizyonuyla başlatılan pek çok projenin önü, daha sonra kifayetsiz zihinler tarafından kesilmiştir. Bizim son 19 yılda Türkiye'yi demokraside ve kalkınmada geliştirmek için gösterdiğimiz gayretlerin bu derece meşakkatli olmasının gerisinde işte bu uzun gecikme vardır.

Neredeyse 40 yılı yaklaşan terörle mücadele sürecimizin ilk döneminde ülkemizin ne kadar ağır kayıplara uğradığını en iyi buradaki heyet biliyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, dışarıdan aldığı destek ne olursa olsun kıytırık bir terör örgütü karşısında adeta eli kolu hale düşürülmesine yol açanlar tarih önünde mutlaka hesap verecektir. Telsiz telsiz, telsizimiz yoktu. Amerika telsizlerimize el koydu. Askerimiz maalesef telsiz bulamadığı için susturma tekniğini kullanarak savaştı. Artık bunları kendimiz yapar hale geldik.

Şimdi ben FETÖ'ye de sesleniyorum. Çarşamba günü inşallah muhteşem bir yargı binasını da açıyoruz. Artık merdiven altı çalışan yargı mensupları olmayacak. Her şeyiyle muhteşem Yargıtay binasında, Yargıtay mensuplarımız bu çalışmalarını çok daha huzurlu bir ortamda yapacaklar. Hamdolsun milletimiz ebedi vatanımız Anadolu'yu örtülü işgal projesi olan 15 Temmuz'u geri püskürtmüştür.

Bizim için 15 temmuz, öncesindeki ve sonrasındaki tüm terör saldırılarıyla, sınır ötesi harekatlarıyla, siyasi ve ekonomik mücadeleleriyle son istiklal harbimizin sembolüdür.

Malazgirt'ten 15 Temmuz'a uzanan tüm bu zaferler silsilesinin tüm kahramanlarını buradan bir kez daha şükranla, hürmetle selamlıyorum. Üstesinden geldiğimiz her badire, ülkemize kazandırdığımız her eser ve hizmet büyük ve güçlü Türkiye'ye giden yolun yapı taşları olmuştur. Ayağına takılan her çelmeden kurtulan Türkiye, eskisinden daha hızlı ve kararlı şekilde yoluna devam etmiştir. Gençlerimize cumhuriyet tarihinin en yüksek siyasi, ekonomik, askeri gücüne sahip ülkesini bırakmak için gece gündüz çalışıyoruz.

Milletimizin birliğine ve beraberliğine sahip çıktığımız sürece bu ülkeyi bölmeye, bu devleti yıkmaya Allah'ın izniyle kimsenin gücü yetmez. Dünyanın her yerinde, özellikle bölgemizde nerede bir acı, nerede bir yıkım varsa gerisinde parçalanmış bir millet, birbirine düşmüş veya düşman edilmiş bir toplum, bütünlüğünü kaybetmiş bir sosyal yapı vardır. Hamdolsun bizi bugüne kadar böyle bir duruma düşüremediler, bundan sonra da düşüremeyecekler."

Yorumlar