Erdoğan: Faiz politikamızın nasıl şekillendiğini de göreceksiniz

Hak-İş'in 14. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Faiz politikamızın nasıl şekillendiğini de göreceksiniz" dedi

Erdoğan: Faiz politikamızın nasıl şekillendiğini de göreceksiniz
Son Güncelleme: 10 Temmuz 2019 Çarşamba 16:35
10 Temmuz 2019 Çarşamba 15:01

Hak-İş'in 14. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Yolumuza aynen devam edeceğiz. Bu vesileyle Bolu Belediyesi’nde genel başkanlarının ‘hiç kimse dışarıya atılmayacak’ dediği halde Hak-İş mensubu işçi kardeşlerimin seçimden hemen sonra kapıya konmasını kınıyorum ve bu akşam başka sabah başka yalan söyleyenleri de tüm milletime şikayet ediyorum” dedi.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle;

“Son dönemki döviz dalgalanması nedeniyle bir miktar gerileme yaşansa da, milletimizin 17 yıl öncesine göre çok daha refah seviyesinde bulunduğunu kabul edecektir. Her alanda üretim ve satış rekorları kıran bir ekonomik hareketlilik ortaya çıkardık. İhracatımız artmaya devam ediyor. Şu an 170 milyar dolar civarındayız.

"Bizim için IMF diye bir şey söz konusu değildir"

Dövizdeki dalgalanma ve faizlerdeki yükseliş nedeniyle borçlanma oranımız bir parça yukarı çıkmış olsa da OECD ülkeleri içinde çok iyi bir yerde bulunuyoruz. 2013 Mayıs'ta IMF'e borcumuzu sıfırladık. Şimdi bize IMF'i tavsiye edenler var o kapı kapanmıştır. Bizim için IMF diye bir şey söz konusu değildir. Merkez Bankamızın döviz rezervi brüt olarak 100 milyar dolara yaklaştık.

Milletimiz bu görevi bize vermiştir, ihtiyaç duyulan adımları atmak, iradeyi ortaya koymak mecburiyetindeyiz. Bu vesileyle ana ormancılık faaliyetleri ve orman mücadelesinden dolayı bütün geçici işçiler için 4 ay süre uzatımı talebi geldi. Bu süreci gerçekleştirdik.

"Faiz politikamızın nasıl şekillendiğini de göreceksiniz"

Merkez Bankası başkanlığındaki görev değişikliği nedeniyle birilerinin yaklaşım tarzını kabul etmemiz mümkün değil. Davul birisinde, tokmak birisinde... Bu noktada istişare neticesindeki karara uyacaksın. Yeni yönetim sisteminde başkan bu konulara müdahale yetkisini de almıştır. Faiz denilen bu her türlü kötülüğün anası olan para politikalarında verilen talimatlara uymayan arkadaşımızın bir değişikliğe tabi tutulması gerektiğine inandık. Şimdi bunu hep faizciler savunuyor. Faiz politikamızın nasıl şekillendiğini de göreceksiniz. Faiz enflasyonun da anasıdır.  Gezi olaylarıyla faiz birden yükselmeye başlamış, çift hanelere yükselmiş, enflasyon da çift haneler çıkmıştır. Şimdi tekrar bunu tek haneye indirmek zorundayız. Türkiye'deki bazı faizciler bundan rahatsız olabilir. Kararlıyız, bu işi de bitireceğiz.

"Merkez Bankası bekleneni yapsaydı..."

Yeni yönetim sisteminde Merkez Bankası'na başkan atama görevi Cumhurbaşkanı'na bırakılmıştır. Ekonomi politikalarında Merkez Bankası kendisinden beklenen rolü oynamış olsaydı buna ihtiyaç olmazdı. Burada bir tıkanıklık var. Göz göre göre buna izin vermek görevimizi yapmadığımız anlamına gelirdi. Merkez Bankası ekonomi politikamıza çok daha güçlü destek verecektir.

Sistem tartışmaları

Türkiye demokrasi ve ekonomideki başarılarında hep dünyayı şaşırtmış bir ülkedir. Önümüzdeki dönemde bir kez daha şaşırtmakta kararlıyız. CHP ve HDP belediyelerinde sendikalarında istifa ettirilen ve işten çıkarılan işçiler için verilen mücadeleyi desteklediğimi belirtmek istiyorum. Seçimlerden önce hak, hukuk, adalet laflarını eksik etmeyenlerin, seçimlerden sonra faşizm abidelerine dönüşmelerini görüyoruz. Sırf siyasi düşüncesinden dolayı insanları işten atarak, şehit yakınlarını istiskale yeltenmek partizanlığın en aşağılık halidir.

Bir yönetim sistemi kuruyorsunuz, millete götürüyorsunuz. Millet kabul ediyor sonra referanduma götüreli diyor. Valiler CHP’nin il başkanlarından oluşuyordu. Bunu yapanlar şu an adalet dersi veriyorlar. Sistemi baltalama peşinde olanlara fırsat vermeyeceğiz. Bundan sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin daha ileriye nasıl taşırız onun yollarını arıyoruz.

Önümüze özellikle konulan zorlukları ve fırsatları kendi nefsimizde muhasebeye çekiyoruz. Gittiğimiz her yerde milletimizin sesine kulak veriyoruz. Erdoğan siyasetteki 40 yıllık varlığını buna borçludur.

"Emanete sonuna kadar sahip çıkacağız"

Türkiye geçtiğimiz yıl bugünlerde yeni hükümet sistemine geçişin aşamalarını yaşıyordu. Geriye dönüp baktığımızda ülkemizin döviz, faiz, enflasyon tuzağı başta olmak üzere birçok kritik sınamaya maruz kaldığını görüyoruz. ABD ve Avrupa'nın pek çok haksız eleştirisine ve uygulamasına göğüs gerdik. 3,6 milyonu Suriyeli olmak üzere 4,5 milyon sığınmacının yükü omuzumuzdadır. Siyasi iklimi zehirlemeye yönelik nice oyunu bozduk. Yönetim değişikliğinin büyüklüğünü düşündüğümüzde sorunların üstesinden gelinebilir olması sevindiricidir. Bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın güçlü yönlerini destekleyecek, zafiyet çıkan yönleri düzelteceğiz. Çalışmaları başlattık. Bizim de tespit, teşhis ve çözüm yöntemlerimiz oluştu. Türkiye'nin Cumhuriyet tarihindeki en önemli reformunu baltalamak niyetinde olanlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Bu emanete sonuna kadar sahip çıkacağız. Millet yüzde 52'yle evet diyor, şimdi referanduma götürelim diyorsun. Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır? Geçmişten bu yana tek adamcılık diyorlar. Tek adamcılığı biz sizden öğrendik. İl başkanlarının vali olmasını bunlardan öğrendik.

Türkiye bu tartışmaları uzunca süre yaşamış, tercihini ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni nasıl ileriye taşıdır, eksikleri nasıl düzeltiriz bunun yollarını aramalıyız.

Milletimizle olan gönül bağımızı güçlendirmek için çalışacağız. Liyakata, istişareye daha çok önem vereceğiz. Bu şekilde birlik ve beraberliğimizin güçlendirdiğimizde önümüzde duracak hiçbir güç yoktur.

Doğru adımlar atarsak, çeyrek asır, yarım asır ileriye gitmemiz mümkündür. Milletimizden kopmamızı sağlayan her türlü hastalığı söküp atacağız."

 

 

Yorumlar