Erdoğan'dan Doğu Akdeniz mesajı: Ciddi haksızlıklara maruz kaldık

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği Ülkeleri Büyükelçileri ile Toplantısında konuşuyor.

Erdoğan'dan Doğu Akdeniz mesajı: Ciddi haksızlıklara maruz kaldık
Son Güncelleme: 12 Ocak 2021 Salı 14:48
12 Ocak 2021 Salı 14:36

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

“Salgın, mücadelede tüm insanlığın aynı gemide olduğunu hatırlatmıştır.

Hiçbir ayrım yapmadan 156 ülkeye, 11 uluslararası kuruluşa tıbbi destek sağladık.

100 bin vatandaşımızı ülkemize getirirken, 38 bin yabancıyı da destek vermek suretiyle ülkelerine gönderdik.

Tüm bunları insanlık ailesine karşı kendimizi mesul hissettiğimiz için yaptık.

 Yardım faaliyetlerimizi bundan sonra da devam ettireceğiz.

Aşı çalışmaları

Aşı çalışmalarında elde edilen başarılar umudumuzu artırıyor.

Aşıyı vatandaşlarımıza gönüllülük esasına dayalı olarak uygulamaya yakında başlıyoruz.

İnsan deneyi aşamasındaki yerli aşılarımızı, gerekli onayların ardından milletimizle birlikte tüm insanlığa sunacağız.

AB ile ilişkiler

2020 yılı Türkiye-AB ilişkileri bakımından maalesef kolay geçmedi. Geride bıraktığımız dönemde çoğu suni olarak üretilen pek çok tatsız konuyla uğraşmak zorunda kaldık.

Bazı üye ülkeler, Türkiye ile ikili problemlerini AB koridorlarında çözme çabasına girdi. Birlik dayanışması bahanesi ardına sığınılarak, Türkiye-AB gündemi suistimal edildi.

Bu yaklaşım bir yandan köklü münasebetlerimizi esir alırken diğer yandan birliğin küresel güç olma iddiasını zayıflatıyor.

Stratejik körlük olarak nitelendirdiğimiz bu tavrın en somut göstergesi Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesidir. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta ciddi haksızlıklara maruz kaldık.

Sahillere hapsedilme girişimlerine itiraz ediyoruz.

Doğu Akdeniz'i rekabet değil iş birliği havzasına dönüştürmeliyiz.

Son yıllarda hava sahası ihlallerini ve adalar konusunda hukuka aykırı faaliyetlerini artıran Yunanistan'ı gerginliği tırmandıran faaliyetlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz.

Yunanistan'la 25 Ocak'ta başlayan istikşafi görüşmelerin yeni bir dönemin habercisi olacağına inanıyorum.

AB'nin hem bu konularda hem de Kıbrıs meselesinde samimi bir özeleştiri yapması gerekiyor.

AB, Kıbrıs'ta 2004'te 'çözüme hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirirken, referanduma evet diyen Kıbrıs Türk'üne verdiği taahhütü unutmuştur. Bunları da yerine getirmesini bekliyoruz.

Kıbrıs'ta başarısız olmuş modelleri tekrar tekrar konuşmak yerine yeni ve gerçekçi alternatifleri tartışmamız gerekiyor.

Fransa ile ilişkileri yeniden ele alarak gerilim hattından kurtarmak istiyoruz. İki taraf tarafından atılan adımları memnuniyetle takip ediyoruz.

1000 yıldır ortak coğrafyayı paylaşıyoruz. Türk tarihini Avrupa'sız okumak nasıl mümkün değilse, Avrupa tarihini de Türkiye'siz anlamak mümkün değildir.

Yorumlar