Kılıçdaroğlu ABD'nin Ermeni tasarısına tepki gösterdi: Bunu kabul etmiyorum ve doğru bulmuyorum

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ABD Temsilciler Meclisi'nin Türkiye'ye ilişkin kararlarına, "Bu karar bizim vicdanımızı rahatsız ediyor. Asla doğru değildir. Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen bu yasa tasarısı umarım Senato'da kabul edilmez" dedi.

Kılıçdaroğlu ABD'nin Ermeni tasarısına tepki gösterdi: Bunu kabul etmiyorum ve doğru bulmuyorum
Son Güncelleme: 30 Ekim 2019 Çarşamba 19:53
30 Ekim 2019 Çarşamba 15:51

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

Cumhuriyetimizin 96. yılını görkemli bir şekilde kutladık. Herkese minnet ve şükran borçluyuz. Nur içinde yatsınlar mekanları cennet olsun. Elbette cumhuriyet yoksulluk içinde kuruldu.

"Demokratik standartlarda geriye gidişler olmaya başladı"

Cumhuriyet’i kurduk ama onu demokrasiyle taçlandırmamız gerekiyor. Anayasa değişikliğiyle rejim değişmiş, Cumhuriyet’te geri adımlar atılmıştır. TBMM’yi bugün atamayla gelen kişiler temsil etmektedir. Madem demokrasi diyoruz, o zaman neden bazı durumlarda Türkiye Cumhuriyeti’ni seçimle gelen değil de atamayla gelen birisi temsil eder?

Dış politikada Dışişleri Baklanlığı devre dışı bırakıp Saray tamamen dış politikayı yönlendirmeye kalkınca Türkiye’de farklı şeyler de olmaya başladı. Demokratik standartlarda geriye gidişler olmaya başladı. Amerikan Kongresi’nde sözde Ermeni soykırımı ile ilgili bir yasa tasarısı var. Önümüzdeki süreçte gelecek. Her ülkenin tarihinde acı olaylar vardır. Hiçbir ülke benim tarihimde acı olaylar olmamıştır diyemez.

"Bunu asla ve asla doğru bulmuyoruz"

Tarih siyasetçilerden son tarihçilerin işidir. Tarihte yaşanan acı olayları günümüze taşıyıp onu siyaseten intikam alma aracı haline getirirseniz bu olmaz. Bu hiçbir ülkeye yakışmaz. Rahmetli Ecevit döneminde Ermenistan’a çağrı yaptı. Sizin tarihçilerinizle bizim tarihçilerimiz bir araya gelip bunu incelesinler. İntikam alırım bak Ermeni olaylarını tekrar gündeme getiririm’ derseniz bu doğru değildir. Bunu asla ve asla doğru bulmuyoruz.

"Bu işlerin hakları niye verilmez?"

Türkiye’de adalet var mı, hayır. En somut örneği Eren Erdem. 486 gündür hapiste. Tahliye edildi, başka mahkeme tutuklanma kararı verdi. Gizli tanık beyanlarını inkar etti. Dosyası beş aydır İstinaf Mahkemesi’nde bekliyor. Beş aydır dosyanın kapağını açmıyorlar. Bu kadar vicdansızlık olur mu? Hangi gerekçeyle tutuyorsunuz içeride? Osman Kavala da 729 gündür içeride. İçeride avukatlar, masum insanlar, ifadesi alınmayan insanlar var. Soma faciası sonrası herkes ortaya çıkıp bu işçiler haklı diye defalarca demeçler yapmadılar mı? Aradan yıllar geçti. Bu işlerin hakları niye verilmez. Hakları verilmedi.

"Yeni bütçe Erdoğan'ın maaşını 81 bin liraya çıkarıyor"

Ekonomide de ciddi sorunlar var. Bütçe ile ilgili rapor var. Bütün krizin sorumlusu olarak emeklilere yapılan bayram ödemesi, yaşlılık aylıkları, kamu görevlileri ve işçilere yapılan enflasyon zammı, ilave personel atamaları bütçe giderlerindeki artışın temel sebeplerindendir deniyor. Krizin sebebi faiz. 2019’un 8 ayında faiz giderleri yüzde 38 arttı. Sebep borçlanma. Tefecilerin eline Türkiye’yi düşürdün. Borç almadan memleketi yönetemiyorsun. 13 uçağın var. Hangi devlet başkanının 13 uçağı var? Açlık sınırı 2 bin 58 lira. Asgari ücret 2 bin 20 lira. Türk-İş rapor yayınladı, enflasyon düşüşünün faizle ilgisi yok diyor. Alım gücü geriledikçe faiz de düşüyor. İşsizlik 8 milyonu aştı. Yeni gelen vergiler de milletin sırtına binecek. Bu vergi kanunu çıkarılırken iş dünyasından hiç kimsenin görüşü alınmadı. Yeni bütçe Erdoğan’ın maaşını 81 bin liraya çıkarıyor. 7 bin lira artırıyorlar.

"Birilerine sağladığın imkanları diğerlerine de sağla"

Eskişehir’deki işçiler de hak arıyorlar. Onların da çoluk çocuğu var. Onlar da Ankara’ya yürümek istediler. Onlara da cop, biber gazı. Bolu’da işten atılan işçiler vardı. Biz hiçbir işçinin işten atılmasını istemeyiz, bankamatik işçiler hariç. Onlar da yürümek istediler. Onlar da polis gözetiminde Ankara’ya kadar yürüdüler. Biz yürümesin demiyoruz ama Bolu’daki işçilere yapılanlarla Soma işçilerine ve Eskişehir’dekilere yapılanlar arasında dağlar kadar fark var. Neden birilerine el bebek gül bebek, birilerine cop biber gazı? Birilerine sağladığın imkanları diğerlerine de sağla. Ben Bolu’daki işçiler neden yürüyor demiyorum, hak arıyorlarsa eyvallah, tabii ki de yürüsünler. Hiçbir sorunumuz yok ama diğer işçiler için ciddi sorun var.

"İktidar görmezden geldi"

Türkiye terörden çok çekti. 40-45 yıldır terör örgütlerinin çok sayıda eylem gerçekleştirdiği bir alana dönüştü Türkiye. Bağdadi öldürüldü ve bütün dünya DAEŞ terör örgütünden kurtulduk mu diye düşünüyor. Türkiye’de 76 ilde örgütlendiğini biliyoruz. Tüm bunlar olurken iktidar kanadı büyük ölçüde görmezden geldi.

"Cevap vermiyorlar"

Bana kızan adamın vatan, bayrak sevgisi yoktur. Milliyetçilik yeri geldiğinde vatanın taşı toprağı için canını vermektir. Süleyman Şah Türbesi’ni, bayrağını teslim edip kaçanlardan hesap soracağız. 20 milyar dolarlık tank palet fabrikası hangi ihaleyle verildi? İlanı nerede çıktı? BMC’ye kimin iradesiyle verdin? Bundan sonra genel kurulda kürseye çıkan her arkadaş bu soruları soracak, cevabını alana kadar. Çünkü cevap veremiyorlar. Tank Palet işini sonuna kadar götüreceğiz. Bir askeri fabrikanın bir yandaşa peşkeş çekilmesini asla kabul etmiyorum.

"7 soruyu tekrar soruyorum"

Erdoğan’a 7 soru sordum. Türkiye Cumhuriyetini bu kadar aşağılayan bir mektup Türkiye tarihinde yoktur. Hiç bir ülkenin tarihinde yoktur. Bu mektubu gönderen kişiye sen 82 milyon adına adam gibi cevap vermiyorsan o koltukta oturamazsın.

Şimdi ben o 7 soruyu tekrar soruyorum:

Hiçbir şekilde diplomatik teamüllere uymayan ve hakaret dolu ifadeler içeren bu mektubu ‘Bu üslup kabul edilemez’ diyerek neden iade etmediniz?

Okuduğunuzda bu ifadeleri nasıl hazmettiniz? Neden ve hangi korku, endişe ve ruh haliyle bu mektubu kabul ettiniz?

Hakaretler içeren mektubu anında iade etmediğiniz gibi, kamuoyundan da gizlediniz. Neden?

Bu mektubu Amerikalılar kamuoyuna duyurmasaydı üstünü örtecek, sessiz mi kalacaktınız?

Hakaretler içeren mektubun üstünü artık örtemeyeceğinize göre, milletin onurunu nasıl kurtaracak ve bu yakışıksız üsluba Türkiye ve ABD arşivlerine girecek şekilde nasıl cevap vereceksiniz?

‘Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak’ T.C. Cumhurbaşkanlarının anayasal görevidir. 82 milyonun huzurunda ettiğiniz yemini hatırlıyor musunuz?

Ettiğiniz yeminde bahsi geçen ‘namus ve şeref’ kavramları sizin için neyi ifade etmektedir?

 

Yorumlar