Erdoğan’dan BM’ye eleştiri: Bu adaletsiz sistemin devam etmesi mümkün değil

BM Daimi Üyeleri arasında halkı Müslüman olan herhangi bir ülkenin bulunmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu adaletsiz sistemin devam etmesi mümkün değil” dedi.

Erdoğan’dan BM’ye eleştiri: Bu adaletsiz sistemin devam etmesi mümkün değil
Son Güncelleme: 27 Kasım 2019 Çarşamba 13:18
27 Kasım 2019 Çarşamba 13:17

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 35. İSEDAK Toplantısı Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulundu.

Sözlerinin başında, dün Arnavutluk'ta meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depreme dair üzüntüsünü paylaşan Erdoğan, "Deprem haberini aldıktan sonra Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile 2 kez telefonda görüştüm. Geçmiş olsun dileklerimizi ilettim. Arnavutluk Başbakanı Rama depremde 26 ölü ve 600'ün üzerinde yaralı olduğunu söyledi" bilgisini verdi.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“İslam alemi terörden iç çatışmalara, cehalete kadar pek çok tehditle yüzleşiyor. Buna Batı'da yabancı düşmanlığı da dahil.

Müslümanlar olarak üzerimize serilen ölü toprağından hala kurtulmuş değiliz. Doğal kaynaklarımız Batı ülkelerini zenginleştiriyor

Aynı ortak paydada buluşamadığımız için uluslararası arenada sözümüz yeterince dinlenmiyor. Adında İslam olan taşeron terör örgütlerinin katlettiği insanlar yine İslam dünyasındadır.

Varil bombaları altında can veren 1 milyon Suriyeli kardeşimiz birilerinin gözünde sadece istatistikten ibarettir.

“Bu adaletsiz sistemin devam etmesi mümkün değil”

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dahil hiçbir örgüt tarafından duyulmuyor bu acılar. Söz konusu Müslüman olunca ölenler sadece birer fotoğraf karesi olarak görülüyor

 

Adaleti daimi tutmak yerine 5 daimi ülkenin çıkarına ve keyfine göre kararlar alınmaktadır. Tüm insanlığın kaderi konsey üyesi 5 ülkenin insafına terk edilmiştir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Daimi üyeleri konseyinin birinde halkı Müslüman olan ülke yoktur. Bu adaletsiz sistemin devam etmesi mümkün değil.

Uluslararası güvenlik mimarisinin bir tercih olmaktan çıkmış zorunluluk haline gelmiştir.

Uluslararası toplumun bu gerçeklerle yüzleşmesi elzemdir. 5 daimi üye 15 geçici üye. 15 geçici üyenin içerisinde bir, iki, üç tane halkı Müslüman olan ülke yer alıyor diye kendimizi aldatmayalım

Her şey 5 daimi üyenin hatta bunların bir tanesinin  iki dudağı arasında her şey. Kendimizi aldatmayalım. İslam İş birliği Teşkilatı olarak gücümüzü fark edelim ve tavrımızı ona göre belirleyelim

Birleşmiş Milletler Konseyi yapısının yeniden belirlenmesi çağrımı tekrarlamak istiyorum. Siz kardeşlerimi de bu çağrıya destek vermeye davet ediyorum. Bu vahim tablo hepimizin yükünü daha da ağırlaştırmaktadır.

Şahit olduğumuz bir hukuksuzluğu başkaları gibi uzaktan seyredemeyiz.

“Yabancı düşmanlığı batı toplumunda veba gibi yayılıyor”

Müslümanlar olarak 21. yy adalet savunucuları olmak zorundayız.

Kardeşliği sadece sözde bırakmamalı teknik, ticari ekonomik, kültürel, sosyal tüm boyutlarıyla hakiki manada hayata geçirmeliyiz.

Kurum, kuruluş, örgütleri en iyi en efektif şekilde kullanmanın yollarını aramalıyız.

Potansiyelimizin farkına varmalıyız.

İSEDAK Dönem Başkanlığı sırasında çok büyük gayret gösterdik. Kudüs'ü Şerif-in hukuki statüsüne saldırılar karşısında hemen harekete geçerek Aralık 2017 ve Mayıs 2018'de iki olağanüstü zirve düzenledik. Filistinli kardeşlerimizin  uğradığı zulme tepkimizi İslam İşbirliği Teşkilatı olarak sesimizi İstanbul'dan duyurduk.

Batılı ülkelerin İsrail'i bu derece şımartmaları bilerek veya bilmeyerek gerilimi körüklemekten başka hiçbir işe yaramıyor. Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizin haklarını savunmaya devam etmekte kararlıyız.

Lafa gelince demokrasi ve insan haklarını kimseye bırakmayanlar kendi topraklarında Müslümanların ve göçmenlerin tacizi karşısında üç maymunu oynuyor.

Müslümanlara karşı saldırılara karşı ortak bir tavır sergilemezsek korkarım ki Müslüman diasporayı çok daha karanlık bir gelecek beklemektedir.

15 Mart'ın İslamofobiye karşı uluslararası dayanışma günü olarak kabul edilmesi çağrısında bulundum.

İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığımız sırasında desteğini esirgemeyen tüm üye ülkelere şahsım ve ülkem adına şükranlarımı arz ediyorum.

Bu vesile ile 14. zirve ile dönem başkanlığını 2021 yılına kadar üstlenen Suudi Arabistan'a başarılar diliyorum.”

 

 

 

Yorumlar