Bakan Koca: Salgında birinci dönemi atlattık

Bilim Kurulu sonrası basın açıklamasında bulunan Bakan Koca, salgında birinci dönemin atlatıldığını duyurdu.

Bakan Koca: Salgında birinci dönemi atlattık
Son Güncelleme: 6 Mayıs 2020 Çarşamba 18:17
6 Mayıs 2020 Çarşamba 17:42

Koronavirüs Bilim Kurulu'nun video konferans yöntemiyle toplanmasının ardından Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca basın açıklaması yaptı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"Aziz vatandaşlarım, her bir ferdi saygı ve sevgiyle yürekten selamlıyorum. Gösterdiğimiz azim, salgının başlangıç ve tırmanış günlerindeki önemini koruyor. Salgın sürecinde 83 milyonun desteğiyle çok büyük mesafe alan sağlık ordumuz adına size şunu söylemekten gurur duyuyorum; Türkiyemiz koronavirüse karşı mücadelesinde ilk dönemi tamamlamıştır.

Mücadelemizin birinci dönemi 2020 yılına koranavirüs korkusuyla girdiğimiz günlere dayanıyor. 81 bil ilimizin hıfzısıhha kurullarını harekete geçirip aynı gün Bilim Kurulumuzu kurmuştuk. Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü tarih 11 Mart'tı. O tarihte dünyada hastalığın yayıldığı sınırlı sayı ülkede 119 bin 132 toplam vaka sayısıydı.

Vaka sayıları önlenemez şekilde devam etti. Dünyada salgının hızı kesilebilmiş değil. Türkiye'de ise, vaka sayısı 4 hafta içinde en üst düzeye ulaştı ve inişe geçti. 11 Nisan 33 bin 170 kişiye test yaparak 5 bin 138 vaka tespit ettik. Bu bir günde en çok vaka tespit ettiğimiz tarihti. 29 Nisan'da test sayımız 43 bin 498'e ulaştı.

29 Nisan koronavirüsle birinci dönemi geride bıraktığımız tarihtir. Dün itibarıyla iyileşen vaka sayısı ile toplam vaka sayısı arasındaki fark azalıyor. İçinde bulunduğumuz hafta önemli gelişme daha oldu. İlk kez iyileşen hasta sayımız mevcut koronavirüs hasta sayısını aştı.

Tanı ve tedavideki başarı salgını kontrol altına aldığımızın kanıtlarıdır. Artık salgın yönetiminde güncel politika ve uygulamalara gidebiliriz. Şu anda koronavirüsle mücadelemizin ikinci dönemide yeni dönemin ilk günlerindeyiz.

Bu ikinci dönemde başarı yine bazı koşullara bağlıdır; tedbir alma, tedbirlere uymak başarının garantisidir. Tedbirsiz davranmak koronavirüs tehdidinin ortadan kalktığını varsaymaktadır. Tedbir zorunludur; çünkü tehdit devam etmektedir.

“Evimiz en güvenli ortam”

Virüs şu anda öngöremeyeceğimiz bir dönem boyunca dünyada, bu toplumda, aramızda dolaşmaya devam edecektir. Konuk olduğunuz yerde, bindiğiniz asansörde, gittiğiniz berberde, beklediğiniz otobüs durağında, markette, kalabalığına karıştığınız caddede karşınıza çıkabilir. Bunu tam olarak bilemezsiniz. Hiç tanımadığınız taşıyıcıdan hastalığı kapabilirsiniz. Salgın kontrol altına alınabilmiştir ama virüsle ilgili gerçekler değişmemiştir. Eviniz hala en güvenli ortam olmaya devam etmiştir.

Özgür ama kontrollü olacağız. Bugüne kadar tedbirlere sıkı şekilde uymasaydık, bulunduğumuz noktaya gelmemiz sözkonusu olamazdı. Mücadelenin ikinci dönemindeyiz diyemezdik. Şimdi yaşama alanımız genişliyor, aynı tedbirleri daha geniş alanda uygulamaya geçiriyoruz.

Ciddi başarı gösterilen her mücadelenin mutlaka bir ödülü vardır. Bulunduğumuz noktada tüm dünyanın model alma çabası içine girdiği başarının sahipleri olarak 83 milyon bu başarının ödülünü almaya elbette hak ediyoruz. Haklıyız dışarıdaki hayatı özledik, sevdiklerimize sarılabilmek, bayramda büyüklerimizin ellerinden öpebilmek istiyoruz. Küçük mutluluklar bile şu andaki hayatımıza renk getirecek.

Bu mücadelede her gün hayatını riske atanlar da sizinle aynı şeyleri hissediyor ve sizinle aynı şeyleri istiyor. Gerçekler isteklerden biraz daha farklı olduğunu kabul etmeliyiz. Başladığımız dönem tipik bir normalleşme dönemi değildir. Kısıtların biraz esnediği dönemdir.

“Kontrolün kaybı ikinci dalgalanmanın davetçisi olacaktır”

Yeni dönem tedbirlerle özlemlerin sentezidir. Başlayan günler 11 Mart'tan bu yana gösterdiğimiz çabanın şimdiki ödülüdür. Ama bu ödül büyük ödül değildir. Hassas davranmazsak serbestlik yeni mecburiyetlere yol açar. Kontrolün kaybı ikinci dalgalanmanın davetçisi olacaktır.

Türkiye'de salgın mevcut şartlarda kontrol altına alınmıştır. Haziran'a ilişkin öngörülerimiz daha da somuttur. Koronavirüs tehdidi ortadan kalkmış değil. Bu son taşıyıcının izolasyonu, tedavisi ile mümkündür. Risk uzun süre sürecek. Koronavirüs 2. Dünya Savaşı'ndan sonra bütün dünyayı aynı anda ilgilendiren bir olaydır. Bu olay bile meselenin büyüklüğünü ortaya koymaktır. Bu sebeple 2020 öncesi anlamında normal hayata dönüş fikri bütün dünyada yanlış bulunmaktadır.

Bugüne kadar her ne kadar normale dönüş ifadesi yer yer kullanılsa da esasında normale dönmüyoruz. Yeni hayatın normallerini oluşturuyoruz. Bu hayatın normali eskisinden farklı olacaktır. Yeni normal için büyük bir motivasyon ve sağduyu göstermeliyiz. Toplum olarak ortaya koyduğumuz fedekarlığın serbestlik olarak düşünmemeliyiz.

Salgınla mücadelede birinci dönemde hedefimiz hastalığı kontrol altına almaktı. Koronavirüsle mücadelede ikinci dönemde hastalığın önündeki fırsatları ortadan kaldırmak, hayatı yeniden düzenlemektir. Bazı kısıtları esnettiğimiz yeni döneme isim vermeye yararlı buluyoruz. İsim bize mücadelemiz için bir fikir verecektir. Bu isim kontrollü sosyal hayattır.

Kontrollü sosyal hayat

Önümüzdeki günlerde evlerimizden daha sık dışarı çıkacağız. Sosyal hayata geçiş artacak. Virüse karşı mücadelede yeni durumun kuralları, tedbirleri olmalıdır. Kontrollü sosyal hayat bunların ifadesidir. İkinci dönemin stratejisidir. Tüm alanlar için yeni yaşam biçimidir. Özgür ama tedbirli bir hayat tarzına geçiyoruz.

Kuaföre gideceğiz ama önlemlerin alınıp alınmadığına bakacağız. Alışverişimizi yapacağız ama ulaşıma, yoğunlaşmaya dikkat edeceğiz. İki temel tedbir var. Birincisi dışarı çıkmamız gerekiyorsa mutlaka maske kullanacağız ikincisi sosyal mesafeyi dikkatli bir şekilde ayarlayacağız. Virüsün solunum yoluyla kesinleşmiş bilgidir. Eğer sosyal mesafeyi ayarlamazsak maske tek başına yeterli olmayacaktır. Maske ve sosyal mesafe birbirini tamamlayan iki tedbirdir.

Bakanlığımızın geliştirdiği mobil uygulamayı, kontrollü sosyal hayat döneminin son derece önemli ihtiyaçlarından biri olarak görüyoruz. Uygulama ücretsizdir. Günlük hayatta karşılaşabilecek riskleri en aza indirgemek amacı ile geliştirildi.

Gitmek istediğiniz yerde ne ölçüde riskli bir durumla karşılaşacağınızı görebilir anında tedbir alabilirsiniz. 5 milyon 600 bin kullanıcıya ulaşmıştır. Bugün itibarıyla anlık işlem kullanıcısı 1 milyonu aşmıştır.

Kontrollü sosyal hayat salgınla mücadelede sorumluluğun paylaşıldığı hayattır. Asansörden, stadyuma, işyerinden heryere işbirliği ve uyum içinde uygulamalıyız.

Maskeye erişim

Maske konusu özellikle yeni bir normalleşme sürecine giriyoruz; yani bu sürecin ikinci dönemi. Bizim kontrollü sosyal hayat olarak tanımladığımız bu dönem. Bu dönemde daha bir normalleşme kısıtlı da olsa serbestliğin de olsa bu dönemde maskeye ihtiyacın daha fazla olacağını biliyoruz. Bizim daha çok özellikle eczaneler üzerinden 30-65 yaş dönem için 10 günde bir 5'li paket ücretsiz uygulamamız vardı. 39 küsur milyon kişiye mesaj gitti ve dağıtım yapıldı. Şu ana kadar 160 milyonu buldu maske sayısı. İhtiyacı daha fazla olabilecek vatandaşımız olacak bu dönemde. Evde kalmayıp kısıtlı serbestliğin olduğu ihtiyacı daha fazla olabilir. Gidermek anlamında yüksek bir fiyat olmamak kaydıyla, taban fiyatı belli olan dönem olacak. Bununla ilgili ayrıca buna ilave olarak yani ücretsiz mesaj da gönderip verdiğimiz maskeler dışında vatandaşın ihtiyacı olduğunda maskeye erişebilmek için market, eczane, medikal marketlerden alabilmelerin önü açıldı. Yarın en geç Cuma günü itibarıyla Ticaret Bakanlığımızın bununla ilgili açıklaması olmuş olacak.

Reçeteyle düzenlenen bu maskeyi vatandaşımızın kullanmasını önermediğimiz sağlık çalışanların ve özellikle hekimlerin kullandığı maske, bu sadece eczanelerde satılıyor, bunda sorun yok oralardan alınabilir.

"Gelecek hafta başlamış olacağız"

Toplu taramalarla ilgili TÜİK'le birlikte Türkiye genelinde bu salgının derecesini, taşıyıcılğı, hastalık durumunu görmek istiyoruz. TÜİK'le çalışma yapıyoruz. Kaç kişiye yapılabileceği netleşmiş oldu. Hem PCR hem de antikor testini yaparak, taşıyıcılığı, koruyuculuğu ve de hastalık durumunu ortayla koyan geniş, belki de bu anlamda dünyada örneği az bulunan bir çalışma olacak, çünkü bölgesel olmayacak, bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir çalışma olacak. Bize önerilen Türkiye çapında ki biz öyle istiyoruz, 150 bin kişi taranmış olacak. Örneklem yöntemiyle bütün Türkiye'de hem PCR hem antikor taraması. Bu tedbirlerimizi şekillendirmek anlamında önemli olacak. Gerçekten dünyada bu kadar geniş yapılan çok önemli bir araştırma olacak. Buna gelecek hafta başlamış olacağız

65 yaş üstü maske alabilecek mi?

Bu dönemde hafta sonlarının özellikle önümüzdeki hafta içinde sokağa çıkma yasağı olduğunu biliyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamalarıyla da topluma bildirilmiş oluyor. Bu hafta sonu için rahat söyleyebiliriz. Bu hafta sonu sokağa çıkma yasağının devam ettiğini, büyüklerimizle ilgili belli zaman diliminin serbest olduğunu biliyorsunuz. Önümüzdeki haftalar için de karar alındığında açıklanmış olur. Ama devamından yana olduğunu söyleyeyim. Maskeyle ilgili 65 yaş üstüyle ilgili her büyüğümüze 5'li paket göndermiştik. Yarından sonra Ticaret Bakanlığımız açıklamış olacağız serbest alabilmenin önü açılmış olacak

"İşletmeler kapalı olmaya devam edecek"

Bilim Kurulu veya Bakanlığımızın veya herhangi bakanlığın veya hükümetimizin AVM'lerin kapatılmasıyla ilgili herhangi bir kararı olmamıştır. İşletmelerin kapatılması ile ilgili kararlar olmuştur. Lokanta, berber, restaurant ve benzeri. AVM'lerin kahpatılmasıyla ilgili herhangi bir karar olmadı. Kapatılması için gelmeyen bir kararın açılması için gelmesi gerekmiyordu. Zaten açıktı, işletmelerin kendileri bunu sürdürme noktasında olmadılar. Açılan ne oldu? Şu süreçte kuaför, berberler belli şartlara bağlı kalmak kaydıyla, giyimevi, züccaciye ve benzeri dükkanların açılmasıyla ilgili. Restauran, lokanta, kafeler AVM'ler açılıyor diye açılacak mı? Hayır açılmayacak. Öyle bir karar yok. AVM'leri işletme sahipleri açıyor olsa da şu süreçte bu işletmeler kapalı olmaya devam edecek. Bununla ilgili Cumhurbaşkanımızın ve herhangi bir bakanlığımızın açıklaması olmadı. Yani kapalı olmaya devam ediyor"

"YKS ve LGS kararı hükümetimizin bir kararıdır"

Üniversitelerle ilgili YKS ve LGS kararı hükümetimizin bir kararıdır. Bu alınan karar da zaten sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıkladı. Bundan sonraki süreçte imtihanların nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili Bilim Kurulu'na gelmiş olacak. Bilim Kurulu'na biz bakanlık olarak görüşümüzü bildirmiş olacağız nasıl yapılmasıyla ilgili olarak.

AVM'lerdeki durumla ilgili biz bütün bunları Bilim Kurulu değerlendirip, o AVM'lerde bulunabilecek kişi sayısını tespit ediyor olmuş olacağız. Eskisi gibi herkes AVM'ye gidiyor olmayacak. Bununla ilgili rehberler yayınlanıyor olacak. Her AVM'ye, işletmeye özel vatandaşlarımız hem internet sitelerinde bulabilecek hem de işletmelerde asılı olarak kalmasını istiyoruz. AVM'de belli bir sayıda kişinin olması istenmiyorsa girilemiyor olmuş olacak. Yeni dönemin kendine has kuralları olacak. Onun için kontrollü sosyal hayat diyoruz" diye konuştu.

Vaka sayısı, vefat sayısı, özellikle filyasyon taramasında bulaşıcılığı gösteren çalışmaları gösteren oranımız var. Bir pozitif vakanın kaç kişiyi bulaştırdığıyla ilgili her bölgenin bu oranını biliyoruz. Bulaş oranını göz önüne alıyoruz. Bütün bunlar bize, nüfusa göre sayıları oranlamış oluyoruz. Özellikle kimi ilimizde kronik hastanın veya yaşlı hastanın vakaya veya vefat oranı dahil olmak üzere bunları da bir endeks olarak bu anlamda vaka sayısı azaldıysa, ölüm sayısı azaldıysa ve bulaş oranı yüksek değilse, kimisinde az olduğunu görüyoruz ama bulaş oranı bazı bölgelerimizde artabiliyor. Bizim mesela izin vermediğimiz iller oldu. Hem ölüm hem vaka oranları düşüktü ama bulaş oranı bölgenin özelliğini dikkate aldığımızda yüksek göründü. Onunla ilgili kısıtlama kaldırılmadı. 5-6 parametre ile bu değerlendirmeyi yapıyoruz"

 

Yorumlar