Fransa Seçimleri'nde ilk turun kazananları: Macron ve Le Pen

Fransa'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 23 Nisan Pazar günü gerçekleşti. 11 adaylı seçimden ikinci tura kalan adaylar aşırı sağın lideri Marine Le Pen ve liberal lider Emanuel Macron oldu. Peki, Fransız seçmeninin Macron ve Le Pen'e oy verme nedenleri nelerdi? Adayların hayatları, politikaları ve vaatlerini sizler için derledik.

Fransa Seçimleri'nde ilk turun kazananları: Macron ve Le Pen
Son Güncelleme: 7 Şubat 2019 Perşembe 13:05
7 Mayıs 2017 Pazar 11:07

Fransa’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 23 Nisan’da yapıldı. 11 adayın yarıştığı seçimlerin sonucunda 7 Mayıs’taki ikinci tura kalan isimler aşırı sağ politikalarıyla tanınan Marine Le Pen ile liberal politikalarıyla bilinen eski Ekonomi Bakanı Emmanuel Macron oldu.

src="/resimler/images/indir(2).jpg"

Yürüyüş Hareketi’nin lideri Macron oyların yüzde 23.8’ini alarak seçimleri önde tamamladı. Onu yüzde 21.4 oy oranıyla aşırı sağ politikalarıyla bilinen Ulusal Cephe Partisi’nin lideri Le Pen takip etti.

Öte yandan merkez sağın temsilcisi Cumhuriyetçiler Partisi yüzde 19.9’la üçüncü sırada, aşırı solun temsilcisi Jean-Luc Melenchon yüzde 19.6 ile dördüncü sırada yer aldı. Mevcut iktidarın temsilcisi Sosyalist Parti’nin adayı Benoit Hamon ise oyların yüzde 6.3’ünü alabildi.

Böylece 5. Cumhuriyet döneminde ilk defa Cumhuriyetçiler ve Sosyalistler seçimlerin ikinci turuna kalamadı.

Öte yandan ülke genelinde kayıtlı 47 milyon seçmenin yüzde 21.8’inin sandığa gitmediği açıklandı.

PARTİLERİN SEÇMEN POTANSİYELİ

Seçimlerin galibi Macron ve Le Pen 7 Mayıs’ta seçimlerin ikinci turunda yarışacak. İki partinin tamamen uç görüşlere sahip olması ve bu görüşlerin ülkenin temel politikalarına dair olması 7 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimleri önemli kılıyor. Zira iki lider, gerek AB ve göçmenler konusunda gerekse ülke ekonomisiyle ilgili tamamen zıt politikaları savunuyorlar. Bu zıtlık seçim haritasına ve iki partinin seçmen tabanına da yansımış durumda.

Yapılan araştırmalara göre Le Pen kırsal ve eğitim seviyesi düşük kesimin oylarını alırken, Macron şehirli ve eğitim seviyesi yüksek kesimi kendine çekiyor. Bu durum ülke haritasını doğu ve batı olarak ayırmakta.

src="/resimler/images/C-MZy8LXgAEOKxH(1).jpg"

KIRSAL VE ŞEHİRLİ AYRIMI

Fransa seçim sonrası coğrafik açıdan batı ve doğu arasında ikiye bölündü. Macron, Paris, Bordeaux ve Lyon gibi büyük şehirlerin yanı sıra ülkenin batısının desteğini alırken, Le Pen ise kuzeydoğunun kırsal kesimleri ve güneydoğudaki PACA bölgesinden yüksek sonuçlar elde etti.

EĞİTİM SEVİYESİ

Macron’u seçenlerin yüzde 34’ü eğitimli ve yüksek nitelikli işlerde çalışanlardan, yüzde 17’siyse işçi sınıfından oluşuyor. Öte yandan Le Pen’e oy verenlerin yüzde 13’ü eğitimli kesimden, yüzde 36’sı ise işçi sınıfından oluşmakta.

SARKOZY İLE HOLLANDE SEÇMENİ’NİN TERCİHİ

Önceki seçimlerle karşılaştırıldığında Macron seçmeni daha çok sol kanattan oluşuyor. Öyle ki 2012’de Hollande’a oy veren yüzde 47’lik kesim, merkez sağın (Bayrou) yüzde 43’ü ve sağın (Sarkozy) yüzde 18’i Macron’u desteklemiş durumda.

Le Pen’in oylarının yüzde 84’ü babası döneminde de partiye oy verenlerden oluşurken, Sarkozy seçmeninin yüzde 13’ü ile Hollande seçmeninin yüzde 6’sını kapsamakta.

ADAYLARIN POLİTİKALARI VE SEÇİM VAATLERİ

src="/resimler/images/Marine-Le-Pen-was-critical-of-Macron-s-decision-not-to-use-his-native-tongue-753135(1).jpg"

Macron liberallerin, Le Pen ise aşırı sağın temsilcisi. Dolayısıyla gerek siyasi görüşleri gerekse ekonomi politikaları birbirinin tamamen aksi yönünde seyretmekte. Dış politika konusunda da AB politikaları ve göçmen sorunlarıyla ilgili görüşleri tamamen farklılık göstermekte.

BREXİT’TEN SONRA FREXİT

src="/resimler/images/Frexit.jpg"

Marine Le Pen de Avrupa’daki diğer sağ popülist liderler gibi Avrupa Birliği’nin ulusal politikalar üzerindeki etkisinden rahatsız olmakta. Gerek korumacı ekonomi politikaları talebi gerekse göçmen karşıtlığı Le Pen’in Birlik’ten çıkma politikasının temel sebepleri. Bu nedenle de seçilmesi durumunda İngiltere gibi AB’den çıkmak için referandum yapacağını söylüyor. Bu durum Frexit olarak adlandırılmakta.

Macron ise tam tersine AB ile entegrasyonu desteklemekte. Öyle ki seçim kampanyası boyunca kendisini en AB yanlısı siyasetçi olarak tanımladı.

GÖÇMENLERİN DURUMU

src="/resimler/images/17CALAIS-master768.jpg"

Le Pen’in temel göçmen politikası sınır kontrollerini artırarak ülkeye göçmen girişini sınırlandırmak. Schengen’den çıkmayı da planlayan Le Pen, ülkeye gelen göçmen sayısını yıllık olarak 200 binden 10 bine düşürmeyi amaçlıyor.

Ayrıca gündeminde iltica şartlarını ağırlaştırmak, illegal göçmenlerin kanunlardan faydalanmasına engel olmak ve suça bulaşmış tüm yabancıları sınır dışı etmek de var. Ayrıca suç işlemiş olan yabancıların ücretsiz sağlık hizmetlerinden iki yıl boyunca men edilmesi de bir diğer hedefi.

Macron ise seçim mottosunu ‘eşitlik, özgürlük ve kardeşlik’ olarak belirlemiş durumda. Göçmenlere yönelik ise AB ile ortak politikalar izlenmesi ve tüm AB ülkelerinin sorumluluk almasını savunmakta. 

SERBEST PİYASAYA KARŞILIK KORUMACILIK

İki partinin de ekonomi politikaları siyasi politikalarıyla paralellik içinde. Ulusal Cephe Partisi’nin lideri Le Pen korumacı ekonomi politikaları vaat ederken Macron serbest piyasa ekonomisine dayalı liberal politikalar izliyor.

Le Pen bütçe açığını azaltmayı, ekonomik büyümeyi hızlandırmayı, yabancı çalışanlara yönelik yüzde 10 vergi ile ithal mallara yüzde 3 vergi getirmeyi planlıyor. 

Ayrıca aşırı sağın lideri şirketlere yüzde 35 vergi uygulaması getirmeyi vaat ederken Macron mevcut yüzde 33’lük vergi oranını yüzde 25’e çekecek. 

Diğer taraftan, her iki lider de işsizliğin azaltılması ve kamu harcamalarının artırılması konusunda hem fikirken Macron 5 yıl içinde kamuda 50 milyar euroluk yatırım gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Ancak bütçe açığını azaltmayı planlayan Macron’un bir diğer politikası da 120 bin memurun işine son vermek. Liberal aday, işten çıkarmalarla 60 milyar euroluk bir tasarruf sağlanabileceğini söylüyor. Le Pen’in bütçe planlamasıysa tam netleşmemekle beraber sağlık alanında kısıtlamalar ön planda. Öte yandan Avrupa Birliği fonlarının da kesilmesi gündeminde.

RUSYA’YLA İLİŞKİLER

src="/resimler/images/a(5).jpg"

Rusya’yla ilişkiler konusunda da iki lider ayrı düşmekte. Macron, Rusya ile ilişkileri güçlendirmeye karşı olduğunu açıkça dile getirirken Le Pen tam tersini düşünüyor.

Le Pen’in seçim kampanyasında Rusya’dan mali destek gördüğü ve seçim öncesi Kremlin’i ziyaret ettiği bilinmekte.

Macron Ukrayna krizi ve Kırım’ın statüsüne ilişkin olarak Rusya’ya yaptırım uygulanmasını savunurken Le Pen tam tersine Rusya’ya destek veriyor.

EMMANUEL MACRON KİMDİR?

39 yaşındaki Macron ülkenin en genç Cumhurbaşkanı olmaya aday. 2012’deki seçimlerden sonra şuan ki Cumhurbaşkanı Holande’ın kabinesinde yer almış, iki yıl sonra ise Ekonomi, Sanayi ve Dijital Bakanı oldu. Kabineye girmeden önce ise Ekonomi Bakanlığı’nda müfettişti. Sosyalist Parti’ye ise 24 yaşında katıldı.

Bakanlığı döneminde “Macron yasası” adıyla bilinen “büyüme, istihdam ve ekonomik şartların eşitliği” hakkında çıkardığı yasa nedeniyle eleştirilmiş ve protesto edilmişti.

Emmanuel Macron, Nisan 2016’da mevcut iktidarın temsilcisi sosyalist partiden ayrılarak ‘Yürüyüş Hareketi’ isimli partisini kurdu. Kendisini ‘ne sağcı ne de solcu’ olarak tanımladı.

Genç olması dikkat çeken Macron’la ilgili bir diğer dikkat çeken konuysa evliliği oldu. Zira, Fransız öğretmeni olan eşinin kendisinden 20 yaş büyük olması vatandaşların dikkatini çekti.

MARINE LE PEN KİMDİR?

Le Pen’in Ulusal Cephe partisine katılması 1986’da oldu. 1988’de bölge meclisi üyesi seçilirken, 2004’te Avrupa Parlamentosu milletvekilliği görevini üstlendi. 2011’de babası Jean Marie Le Pen’i Nazi kamplarını tarihin sadece bir detayı olarak değerlendirmesi gerekçesiyle partiden ihraç eden Le Pen, Genel Başkanlık görevini üstlendi.

Ulusal Cephe eşcinsel birlikteliklerin herhangi bir yasal statüye sahip olmasına karşı çıkarken, Le Pen döneminde medeni birlikteliği desteklemeye başladı. Kürtajın yasal olduğu hamilelik dönemlerinde herhangi bir şarta bağımlı olmamasını kabul etti. Partisinin idam cezasına olan desteğine son verdi.

2011 ve 2015’te TIME 100 listesinde yer alırken 2016’da Politico tarafından Avrupa Parlamentosu başkanı Martin Schulz'un ardından en etkili ikinci Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak tanımlandı.

src="/resimler/images/5454.jpg"

Le Pen hakkında Avrupa fonlarını kötüye kullandığı iddiası ve terör örgütü DEAŞ’ın şiddet içeren görüntülerini yayınladığı gerekçesiyle soruşturma açıldı. Seçim döneminde ise adaylığı protesto edildi.

HAZIRLAYAN: Damla ÜNSEVER
 

Yorumlar