İran’dan ABD’nin müzakere teklifine sert tepki: Gerçekçi değil, mantıksız talepler
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin sunduğu 15 maddelik müzakere teklifini “gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler” olarak nitelendirdi. Bekayi, Washington yönetimini tutarsızlıkla suçladı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin müzakere şartlarına sert tepki gösterdi. Başkent Tahran’da düzenlenen haftalık basın toplantısında konuşan Bekayi, Washington yönetiminin sunduğu 15 maddelik teklifin “gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler” içerdiğini söyledi.
ABD’li yetkililerin sık sık tutum değiştirdiğini ve çelişkili açıklamalar yaptığını belirten Bekayi, söz konusu teklifin büyük ölçüde iddialı ve uygulanabilirlikten uzak olduğunu ifade etti. Bekayi, bu durumun müzakere sürecine olan güveni zedelediğini vurguladı.
Bölgesel gelişmelere de değinen Bekayi, Pakistan’ın komşu ülkelerle yürüttüğü görüşmelerin kendi planları çerçevesinde gerçekleştiğini ve İran’ın bu sürecin bir parçası olmadığını belirtti. Türkiye ile ilişkilere de özel bir vurgu yapan Bekayi, iki ülke arasında dostane ilişkilerin sürdüğünü ve yetkililer arasında sürekli temas bulunduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bölgesel barış ve güvenliğe yönelik girişimlerinin önemine dikkat çeken Bekayi, Türk yetkililerin Gazze’de yaşananlara ilişkin tutumunu da takdir ettiklerini söyledi.
İran’a yönelik saldırılarda bazı bölge ülkelerindeki üslerin kullanıldığı iddialarına ilişkin konuşan Bekayi, bir ülkenin topraklarının başka bir ülkeye karşı saldırgan eylemler için kullanılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti. “Sadece ‘savaşın parçası değiliz’ demek yeterli değildir” diyen Bekayi, bölge ülkelerinin daha net bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin İranlılara ait mal varlıklarına el koyacağı yönündeki iddiaları da değerlendiren Bekayi, İran vatandaşlarının haklarını koruyacaklarını söyledi. İranlıların BAE ekonomisine önemli katkı sağladığını vurgulayan Bekayi, bu tür iddiaların dikkatle takip edildiğini ifade etti.
İran’ın Suudi Arabistan ve Lübnan ile diplomatik ilişkilerinin sürdüğünü belirten Bekayi, büyükelçiliklerin aktif şekilde faaliyetlerine devam ettiğini kaydetti. Buşehr Nükleer Santrali’ne yönelik saldırılara da değinen Bekayi, santralin faaliyetlerini sürdürdüğünü ve bu tür saldırıların son derece tehlikeli olduğunu söyledi. Söz konusu saldırıların ABD ve İsrail’in “hiçbir kırmızı çizgi tanımadığını” gösterdiğini ifade etti.
İran’ın İsrail’e yönelik saldırılarda misket bombası kullandığı yönündeki iddiaları da reddeden Bekayi, bu suçlamaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki son duruma ilişkin ise artan petrol fiyatlarından İran’ın sorumlu olmadığını savunan Bekayi, mevcut tablonun ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından ortaya çıktığını söyledi.
Bekayi ayrıca İran’daki üniversite ve medya kuruluşlarına yönelik saldırıları sert sözlerle eleştirerek, uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiğini dile getirdi. İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’ndan (NPT) ayrılmasının ise ülke içinde tartışıldığını belirten Bekayi, İran’ın hâlâ anlaşmaya bağlı olduğunu ancak haklarından yararlanamaması durumunda bu üyeliğin sorgulanabileceğini ifade etti.