Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Venezuela açıklaması: Müessif bir hadise yaşanıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yılın ilk Bakanlar Toplantısı'nın ardından ulusal ve uluslararası gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. Erdoğan, CHP'nin Venezuela'da yaşananlar konusunda sessiz kalınması eleştirisine yanıt verirken ABD'nin müdahalesini "müessif bir hadise" olarak adlandırarak "Dost Venezuela'dan desteğimizi esirgemeyeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki düzenlenen toplantı 2 saat 15 dakika sürdü.

Erdoğan'ın toplantı sonrası gerçekleştirdiği basın açıklamasındaki konuşmasından satır başları şöyle:

"Aziz milletim, değerli basın mensupları, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

81 vilayetimizin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinde bizleri takip eden tüm vatandaşlarımı buradan saygıyla selamlıyorum. Dünyada, bölgemizde, ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir seneyi daha geride bırakıp büyük umutlarla 2026 yılını karşıladık.

Öncelikle yeni yılın ülkemize, milletimize, başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyor, aziz milletimize huzur, kardeşlik ve bereket dolu bir yıl temenni ediyorum.

Ülkemizin büyümesi, kalkınması ve hedeflerine her geçen gün daha da yaklaşması için alın teri döken herkese teşekkür ediyorum. Devletimizin bekası ve milletimizin huzuru uğrunda canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Özellikle geçtiğimiz hafta DEAŞ’lı teröristler tarafından şehit edilen üç emniyet mensubumuza bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Şehitlerimizin her biri metanet timsali olan kıymetli ailelerine, ülkem ve milletim adına en içten şükranlarımı ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

86 milyon bir aileyiz. Hangi görüşten olursa olsun vatanın sevdalısıyız.

Fitneyi bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan, ebedi ve ezeli kardeşliğimize sarılıyoruz. Boylarına poslarına bakmadan Türkiye'ye parmak sallayanların bizden istediği devletimizdir, vatanımızdır. Her kim milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse Türkiye'nin rakiplerine destek verir haldedir.

İç cephemizi sağlam tutacağız.

Türkiye düşmanlarının bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi güçlendireceğiz. Orada gedik açmak isteyenlere karşı daima uyanık olacağız.

On yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır. DEAŞ'ından FETÖ'süne, DHKPC'sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır. Terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imkanın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. Bunu da sağduyuyla yapacağız.

Ana muhalefetin başındaki zat gibi 5 dakikacık ilgi dilenmiyor, muataplarımıza 5 dakikacık görüşme için yalvarmıyoruz. Büyük bir milletin mensubu olduğumuz bilinciyle her yerde dik duruyor ama diklenmiyoruz. Biz ne kuru hamaset ne de ucuz polemik peşindeyiz. Biz Türkiye Cumhuriyeti'ni şanla anmanın peşindeyiz.

Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti savunan ülkelerin en başındadır. Gazze'den Suriye'ye nerede zulüm varsa tavrımızı ortaya koyduk. Açık söylüyorum ilkelerimiz söz konusu olunca koplekse kapılmayız. Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika'dan Latin amerika'ya dostlarımız iyi bilmektedir. Ana muhalefetin başındaki zat 3. sınıf bir popülizm yapmaktadır.

Dış politikada omurga nedir, ilke nedir, millî menfaat nedir bilmeyenler; bugün çıkıp bize ahkâm kesen ana muhalefet yöneticileridir. Şimdi de akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın, bunun adı siyasî eleştiri değil, yüzsüzlüktür. Muhalefet, “iktidar yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun” anlayışıyla hareket edemez. Böyle bir sorumsuzluğun içinde olamaz. Dahası, bu kadar basiretsizlikten sonra, ana muhalefetin bu konularda bize laf söylemeyi bırakın, ağızlarını dahi açmamaları gerekir.

Şurası da son derece ibretliktir: Ülkemizden 11 bin kilometre ötede, Türkiye ile yakın dostluk ilişkileri olan bir ülkede müessif bir hadise yaşanıyor. CHP Genel Başkanı’nın aklına ilk gelen ise yine bize saldırmak, bize sataşmak oluyor. Çeşitli fotoğraflar üzerinden mesaj vermeye kalkıyor.

Allah aşkına, bu patolojik bir ruh hâlinin işareti değilse nedir? Siyasette kutuplaşmayı bu provokatif üslupla mı azaltacaksınız? İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi katkı sunacaksınız? Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde Türkiye’nin hak ve hukukunu böyle mi savunacaksınız?

Aziz milletim, biz elbette bunlara kulak asmayacak, bu çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek; Türkiye’nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz.

Dost Venezuela için de en iyisi neyse onu yapmaya hazırız. İki dost ülke olarak zor günlerimizde dayanışma içinde olmaya gayret ettik. Ülkelerin egemenlik hakkının ihlal etmesi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Kriz çatışma eksik olmaz. Biz Türkiye olarak kaos, kargaşa olmasını istemeyiz. Bugünkü kabine toplantımızda güncel bilgiler ışığında enine boyuna değerlendirdik. Trump ile görüşmemizde ülkemizin hassasiyetlerini ilettik. Türkiye ve Türk milleti dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.

Artık kuyumcudan nakit parayla altın alınmayacak İbrahim Kalın'dan Terörsüz Türkiye mesajı Sağlık hizmetinden yararlanacaklar Sanal bahiste 'anonimlik' dönemi kapanıyor BES'te devlet katkısı yüzde 20’ye düşürüldü 19 ilde vali değişti