Gazze için küresel çığlık: 21 ülke ve AB'den İsrail'e "insani yardım erişimi müzakere edilemez" resti

Gazze Şeridi'nde yaşanan insani krizin "felaket" boyutuna ulaşmasının ardından, aralarında İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya'nın da bulunduğu 21 ülke ve Avrupa Birliği Komisyonu ortak bir bildiri yayımladı.

Dünya genelindeki çok sayıda ülkenin dışişleri bakanlıkları ve Avrupa Birliği Komisyonunun Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiserliği, Gazze'deki insani durumun sürdürülemez bir noktaya ulaştığına dikkat çeken geniş kapsamlı ortak bir açıklama metni paylaştı. Avustralya'dan İsviçre'ye, Hollanda'dan Portekiz'e kadar uzanan geniş bir coğrafyanın imza koyduğu metinde, bölgeye ulaşan yardımların hem miktar hem de kalite açısından büyük ölçüde yetersiz kaldığı ifade edildi. Gazze nüfusunun neredeyse tamamının dışarıdan gelecek hayati desteklere bağımlı olduğunun altını çizen ülkeler, insani yardımların ulaştırılmasının hiçbir şekilde bir siyasi pazarlık veya müzakere konusu yapılamayacağını net bir dille İsrail yönetimine iletti.

Yüksek mahkeme'nin ret kararı dünyayı ayağa kaldırdı

Ortak bildiride sivil toplum kuruluşlarını ve uluslararası diplomasiyi en çok endişelendiren gelişmelerden biri olarak İsrail Yüksek Mahkemesinin son kararı gösterildi. Filistin coğrafyasında faaliyet gösteren uluslararası yardım kuruluşlarının lisans iptallerine karşı yaptığı hukuki itirazın mahkeme tarafından reddedilmesi, küresel kamuoyunda büyük bir şok dalgası yarattı. su, hijyen, hastane hizmetleri, eğitim, beslenme ve mayın temizleme gibi temel yaşam destek ünitelerinin tamamen bu kuruluşlar eliyle yürütüldüğünü belirten imzacı ülkeler; Birleşmiş Milletler ve yerel sivil toplum örgütleriyle ortak çalışan bu kurumların sistemden sökülmesinin hem Gazze hem de Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’daki Filistinlilerin refahı ve varlığı için ölümcül sonuçlar doğuracağını hatırlattı.

Sivil halka engelsiz erişim sağlanması yasal zorunluluktur

Ortak açıklamada Kızılhaç, Kızılay ve BM Filistinli Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) gibi kritik kurumların saha çalışmalarının hiçbir baskı, yasal engel veya fiziki müdahale olmadan yürütülebilmesi gerektiğine işaret edildi. İsrail'in sivil halkın hayatta kalması için sağlanan lojistik akışı güvenli, hızlı ve engelsiz bir şekilde kolaylaştırmakla yükümlü olduğu belirtilirken, bu yolları tıkayacak ya da geciktirecek her türlü idari ve askeri eylemden mutlak surette kaçınılması gerektiği çağrısı yinelendi.

Yeni STK yasası ile dev yardım kuruluşlarının kapısına kilit vuruluyor

Krizin arka planında ise İsrail'in yürürlüğe koyduğu son derece tartışmalı yeni uluslararası sivil toplum kuruluşu yasası yer alıyor. kabul edilen bu yeni yasal düzenlemeye göre bölgede çalışmak isteyen kuruluşların tüm Filistinli çalışanlarının kimlik bilgilerini "güvenlik soruşturması" gerekçesiyle İsrail makamlarına teslim etmesi zorunlu kılınıyor. kişisel verilerin korunması ilkesine aykırı olan ve bu listelerin keyfi cezalandırmalar için kullanılmasından endişe eden 19 uluslararası kuruluşu temsil eden çatı örgüt AIDA'nın hukuki mücadelesi de sonuçsuz kaldı. yasanın tam olarak işletilmesi halinde Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Oxfam, Norveç Mülteci Konseyi (NRC), Caritas, CARE ve International Rescue Committee (IRC) gibi dünyaca ünlü pek çok dev yardım kuruluşu ofislerini kapatarak bölgeyi terk etmek zorunda kalacak ve Gazze'ye uluslararası uzman, doktor ya da insani malzeme girişi tamamen durma noktasına gelecek.

Barış Boyun suç örgütüne büyük darbe! Türkiye'nin Maçları Hangi Gün, Saat Kaçta? En çok hangi yatırım aracı kazandırdı? İstanbul'da tarihi zirve! Hakan Fidan ve bakanlar imzayı attı O Sektörlere büyük vergi istisnası geliyor! Epstein'in modellik ajansları üzerinden kurduğu yeni fuhuş ağı ifşa oldu