ABD ve İran arasında tarihi pazarlık: 15 maddelik barış teklifi ve İran'ın yanıtı
Orta Doğu’da sular ısınıyor! ABD’nin İran’a sunduğu iddia edilen 15 maddelik barış anlaşması teklifi dünya gündemine bomba gibi düştü. Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından hazırlandığı öne sürülen bu plana, Tahran yönetimi 7 maddelik karşı öneri ile cevap verdi.
ABD kanadından gelen teklif, İran’ın nükleer faaliyetlerini tamamen durdurmayı ve bölgedeki askeri etkisini sınırlamayı hedefliyor. Taslakta öne çıkan maddeler şunlar:
-
Nükleer İmha: İran’ın mevcut nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması ve tesislerin (Natanz, İsfahan, Fordow) devre dışı bırakılması.
-
Uranyum Teslimi: Zenginleştirilmiş uranyumun UAEA’ya (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı) teslim edilmesi.
-
Vekalet Savaşlarına Son: Bölgedeki milis gruplara (Hizbullah, Husiler vb.) finansman ve silah desteğinin kesilmesi.
-
Hürmüz Boğazı: Boğazın her daim açık tutulması garantisi.
-
Yaptırımlar: Anlaşma karşılığında İran’a yönelik tüm ekonomik yaptırımların kaldırılması.
İran’ın 7 Maddelik Karşı Taarruzu: "ABD Üsleri Kapatılsın"
Tahran yönetimi, Washington’ın teklifine karşı egemenlik haklarını ve bölgesel gücünü koruyan sert bir liste sundu. İran’ın masadaki 7 şartı şöyle:
-
ABD Üsleri: Körfez ülkelerindeki tüm ABD askeri üslerinin kapatılması.
-
Savaş Tazminatı: Yaşanan maddi ve manevi hasarların tamamının tazmin edilmesi.
-
Hürmüz Boğazı Geçiş Ücreti: Süveyş Kanalı modelinde olduğu gibi, boğazdan geçen gemilerden ücret alınması.
-
Güvenlik Garantisi: Savaşın bir daha başlamayacağına dair uluslararası güvence.
-
Lübnan ve İsrail: İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah güçlerine yönelik saldırılarının durdurulması.
-
Sınırsız Füze Programı: Füze programının hiçbir kısıtlama olmaksızın devam etmesi.
-
Yaptırımların Sonu: Tüm yaptırımların koşulsuz kaldırılması.
-
Orta Doğu'da Ateşkes Mümkün mü?
Henüz resmi makamlarca doğrulanmayan bu taslaklar, Trump döneminin "Maksimum Baskı" politikasının diplomatik bir evreye geçebileceğinin sinyalini veriyor. Özellikle Jared Kushner isminin planda geçmesi, "İbrahim Anlaşmaları" benzeri geniş çaplı bir bölgesel mutabakatın hedeflendiğini gösteriyor. Ancak tarafların nükleer ve askeri üsler konusundaki taban tabana zıt talepleri, müzakerelerin oldukça zorlu geçeceğine işaret ediyor.